etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

C.

bu yazıyı iki gündür ekşi sözlükten sosyal paylaşım sitelerine düşmüş olan iş hayatı entery'sine cevaben yazdım.

merhaba ben c. bu yazıyı b. ye hitaben yazıyorum. intihar isteğine de olumlu cevap verdiğimi tüm sözlük yazarlarına bildiririm.

ben 29 yaşımdan gün alıyorum. beş yaşında sıkıntıdan değil de saçma sapan bir beynim olduğu için okuma yazmayı öğrendim. tuhaf bir çocuktum bizim oralarda ana okuluna gönderecek bilince sahip ana babalar o dönemde yoktu, hala da yoklar. ilk okul, orta okul, lise de hep yattım çok çalışmadım, manyaklar gibi test çözmedim, bol bol bi'şeyler karaladım longman england kitaplarının üstüne. arkadaşlarım o kitapları bir alt sınıfa 50 liraya satarken ben bedavaya verdim, üstündeki karanlığı görsünler diye. o mükemmel geleceğe ben de inandım. oscar ödülleri aldım uyanık düşlerimde. 

sonra liseye geldim manyak bir norveçli yazarın kitabını buldum aldım okudum. adı beyaz zencilerdi aha olum işte bu, bu benim dedim. sonra nefretim büyümeye başladı. kot ceketimin düğmesini avucumun içine alıp geçtim tüm yolların üstündeki arabaları çizdim boydan boya. çalıştığım kafede sevmediğim müşterilerinin çayının içine tükürdüm. büyük lobileri olan mekanların duvarlarını sümüğümü yapıştırdım. bankları kırdım, marketleri yağmaladım. yana yana dizilmiş üç beş apartmanın aynı anda tüm su vanalarını kapatıp insanları acımasız akıl testlerine tabi tuttum. böyle bir canavara dönüşürken önce ekonomiyi kazandım gerçeği yeniden söyleyeyim deliler gibi test çözmedim. gittiğim okulda mükemmel bir gelecek vaad etmiyordu. sonra sikerler deyip üniversiteyi bıraktım, ardından başka bir bölüme başladım ki burada bir ortak noktamız var petrokimya okudum iki dersim bir naylon stajım kalmıştı bitirmek için içimdeki canavar gene coştu sonra onu da bıraktım. senin hayata atıldığın yaşlarda yeniden bir üniversite daha kazandım ve geçtiğimiz yaz bitirdim. okul hayatım boyunca kantinde çalıştım, tuvalet temizledim, kadınların kanlı bağlarından ve kadınlardan tiksindim. beş parasız kaldığım zamanlarda her şey bitti sikerim gidip karanlık işler yapacağım, etrafımda bu adamlardan dolu var en kötü gider torba tutarım içtiğim bedavaya gelir dedim. bu saçma fikirlerle üniversiteyi bitirmiş oldum. ve orada çok güzel adamlar tanıdım. camus'u sartre'yi tam senin hayata atıldığın yıllarda öğrendim ve biliyor musun dostum onlar intiharı bir kaçış değil de hak olarak görüyorlar. ama arkamda üzülecek insanlar var edemem korkaklığını hiç yenemedim.

velhasıl iyi bir çocuktum hayvan gibi okudum, yazdım, çizdim oha beni almayacaklar da kimi alacaklar işe dedim hep. beni hep işe aldılar da şu siktiğim dört duvarın arasına hapsettiler. şimdi bende her sabah uyanıyorum aldığım maaşla evi biriyle paylaşırsam hayatta kalabiliyor, plazaların manyak alış veriş diyaloglarını, kokmuş adam ve kadınlarını görüyorum her sabah. işe gitmek için robot gibi onlarca turnikeden geçiyorum ve sabahları köprünün üstünden geçerken hep aklıma yavuz çetin geliyor. ben de atlarım aga diyor, sonra ben o kadar şansız biriyim ki atlarım ölmem ve medya maymununa dönerim siye vazgeçiyorum intihardan.

işin özü 29 yaşındayım köşede zor günler için kullanabileceğim bir yüz kağıtlığım bile yok. her gün nefretle geliyorum işe, ve kariyer dedikleri canavardan artık medet ummuyorum. kokmuş adam ve kadınlardan ve türdeşlerimden gittikçe nefret ediyorum.

sana karşılık veriyorum ve diğer mutsuzları da çağırıyorum gelin lan ölelim.

kafamızı soktuğumuz ekrandan çıkaralım sosyologları kıskandıracak toplumsal bir bitiş hazırlayalım. çalışma yaşamı denen ahlaksız dürtüden kurtulalım. 

ben varım gel intihar edelim. çok fiyakalı sonlar hazırlayabilirim. acıyı da yarı yarıya paylaşırım.

not: bu yazıyı iş yerinde yazım.
paylaş: