rock'n coke 2013


İlki 2003’te düzenlenen ve Türkiye’yi dünya standartlarında gerçek festival deneyimi ile tanıştıran Rock’n Coke; tam 10 yıldır Coca-Cola tarafından düzenlenmeye devam ediyor ve festival kapsamında dünyaca ünlü grupları gençlerle buluşturuyor. Bu yıl 8.si düzenlenecek olan Türkiye’nin en büyük açık hava müzik festivali Rock’n Coke; müzikal anlamda olduğu kadar kültür sanat etkinlikleriyle de yine festival severlere eşsiz bir deneyim yaşatacak. Bu yıl ilk kez tam 5 farklı sahnede 100’den fazla performans ile festival coşkusunu en üst düzeye çıkaracak.

İşte bu yılki festivalin programı:




Yazan: tunalızade gürkan efendi

parkfest

28 Eylül 2013 13:00
Parkorman, İstanbul

% 100 yerli müziğin çalacağı Türkçe Müzik Festivali “Parkfest”, 28 Eylül'de Parkorman’da!

Tamamı yerli sanatçılardan oluşan, doğayla iç içe, tüm gün sürecek muhteşem konserleri ve minipop sahnesinde dj performansları ile “Parkfest” Parkorman’da müzikseverlere keyifli, doyasıya bir eğlence vaadediyor.

Pop müzikten rock’a, protest müzikten alternatif müziğe ve reggea’ye kadar geniş bir yelpazeyle müzikseverlerin hem birbirinden farklı bir çok sanatçıyı hem de muhteşem DJ performanslarını izleyebileceği Türkçe Müzik Festivali “Park Fest” için geri sayım başladı.

Türk Halk Müziği ve protest müziğin önde gelen isimlerinden Selda Bağcan, rock müziğin sevilen gruplarından Mor ve Ötesi, Türk Pop Müziği’nin romantik sesi Göksel, ilk kez “Parkfest” için bir araya gelecek olan Cem Adrian ve Aylin Aslım, Büyük Ev Ablukada, Sattas, Gürcan Ersoy, Ambulans ve tüm gün minipop sahnesinden DJ'ler Kabus Kerim, Nadir Duman, Böbrek Soundsystem ve Barış K müzikseverleri coşturacak.

Türkçe Müziğin Tüm Renkleri “Parkfest”te Buluşmaya Hazırlanıyor!

Nea Etkinlik tarafından organizasyonu yapılan “Parkfest”, Türkçe müziğin tüm renklerini bir araya getireceği muhteşem etkinliğinin biletleri yakında satışta...

- Tam 50.00 TL Öğrenci 35.00 TL
Yazan: tunalızade gürkan efendi

music bank world tour


07 Eylül 2013 19:00
Ülker Sports Arena, İstanbul

Güney Kore’nin en önemli K-Pop sanatçılarının yer aldığı Music Bank konseri Türkiye’de ilk defa olağanüstü bir gösteriyle 7 Eylül 2013 tarihinde Ülker Arena’ da gerçekleşecek.

K-Pop Fırtınası İstanbul’da Esiyor!
Kore’nin en ünlü müzik programlarından olan Music Bank, 73 ülkeye canlı yayın yapan Kore’nin Ulusal Televizyonu KBS Kanalı tarafından düzenlenmektedir.

Her hafta yayınlanan bu eğlence programı hayranlarının ünlü K-Pop sanatçılarını yakından görme fırsatı sağladığı gibi yeni çıkış yapan sanatçıların da kendilerini göstermesi için önemli bir fırsat. Music Bank, Asya müzik piyasasını ve hatta diğer coğrafyaları silip süpüren ünlü Hallyu Dalgası’nın (ya da Kore Dalgası) arkasındaki itici güç ve hali hazırda dünya çapında var olan fanlarının her hafta özlemle beklemeye devam ettiği en ünlü K-Pop programıdır.  

En ünlü 6 Koreli sanatçı grubunu ağırlamanın gururunu yaşayan İstanbul konseri, güçlü koreografiler ve romantik şarkılarla izleyicileri kasıp kavuracak. İstanbul konserinde sahne alacak sanatçılar Super Junior, BEAST, MBLAQ, FTISLAND, miss A ve Ailee’dir. Music Bank K-Pop Festivali çeşitli sürprizler ve eşsiz performanslar ile heyecanlandırıcı, büyüleyici ve en yüksek kaliteli K-Pop şovudur.

Music Bank Dünya Turnesi ilk kez Temmuz 2011’de Tokyo, Japonya’da kapalı gişe olarak Tokyo Dome’da gerçekleştirildi.

Şubat 2012’de Paris’de yapılan ikinci şov üst seviye K-pop sanatçılarının dinamik performansları ve masraftan kaçınılmayan prodüksiyonuyla oldukça başarılıydı. Aralık 2012’de gerçekleşen üçüncü şov kapalı gişe olarak tüm Şili’yi salladı.

Türkiye ve komşu ülkelerdeki K-pop fanlarının iki senedir beklediği bu organizasyon Eylül 2013’de  gerçekleşecek İstanbul - Gyeongju Dünya Kültür Expo’sunun da en önemli etkinliği olacak.

Kore Devlet Televizyon Kanalı (KBS) ve AAJT Inc. tarafından düzenlenen Music Bank İstanbul, 7 Eylül 2013’te Ülker Arena Spor Salonu’nda fırtına gibi esecek.

Super Junior
Super Junior, Güney Koreli bir erkek grubudur. 2005 yılında S.M Entertainment’ın yapımcısı Lee Soo tarafından kurulan grup bugüne kadar en fazla 13 kişiyle sahen almıştır. Super Junior aslında Leeteuk, Heechul, Hankyung, Yesung, Kangin, Shindong, Sungmin, Eunhyuk, Donghae, Siwon, Ryeowook ve Kibum’dan oluşan 12 kişiyle çıkış yapan bir gruptu. Kyuhyun gruba 2006 yılında katıldı.

“Kore Dalgasının Kralları”olarak bilinen Super Junior, 2009 yılında çıkardıkları en çok satış yapan single’ları “Sorry, Sorry”nin ardından uluslararası bilinirliğe kavuşurken, [Sorry, Sorry] albümleri en iyi başarı yakalayan albüm oldu ve üç yıl içinde en çok satış yapan K-Pop sanatçısı oldular.  Yıllar geçtikçe farklı müzik endüstrisine ve seyirciye hitap eden küçük alt gruplara bölündüler.

Super Junior’ın gösteri sanatlarında yakaladığı başarının etkisiyle, diğer Koreli eğlence şirketleri de müzik gruplarını eğlence dünyasının başka alanlarında, örneğin oyunculuk ve sunuculuk konusunda eğitmeye başladılar. Super Junior, ticari başarılarının yanı sıra, 14 adet Mnet Asya Müzik Ödülü, 16 adet Golden Disk Ödülü ve 2008 MTV Asya Ödüllerinde Favorite Artist Korea ödülünü aldı. 2012 yılında MTV Avrupa Müzik Ödüllerinde “ En İyi Asya Etkinliği ” adaylığı ile bir kez daha popülaritesini tüm dünyaya göstermiş oldu.

Beast
2009 yılında Cube Entertainment tarafından kurulan Beast 6 kişilik Güney Koreli bir erkek grubudur.

Beast, 1 Korece albüm, 6 Korece kısa albüm ve 1 Japonca albümün yanı sıra birçok single çıkarttı. Grup ilk çıkışını 2009 Ekim ayında ilk mini albümleri “Beast Is the B2ST” albümünü çıkartarak yaptı. Daha sonra, 2011 yılında ilk uzun kayıtları olan Fiction and Fact albümünü çıkarttılar. Grup olarak ilgi çekmeye başlamaları - grup üyelerinin daha öncesinde müzik endüstrisinde pek de başarılı olmaması sebebiyle- medyanın onları “geri dönüştürülmüş(recycled) grup” olarak anmasıyla başladı.

Ancak, grup zamanla aldığı önemli övgüleri ve ticari başarısını hakettiğini, 2011 ve 2012 yıllarında arka arkaya Seul Müzik Ödüllerini alarak kanıtlamış oldu. Beast, Melon Müzik Ödüllerinde “Yılın Sanatçısı” ve 2011 yılının ikinci çeyreğinde K-pop Liste Ödüllerinde Fiction and Fact albümü ile “Yılın Albümü” ödülünü aldı. "Fiction" aynı zamanda 2011 KBS Müzik Festivalinde “Yılın Şarkısı” ödülünü aldı.

MBLAQ
MBLAQ, J.Tune Camp’a bağllı Güney Koreli yapımcı Rain tarafından Güney Koreli bir erkek grubu olarak kurulmuştur. Grup Seungho, G.O, Lee Joon, Cheondung, ve Mir’den oluşmaktadır. Grup ilk kez Rain’in 15 Ekim 2009 tarihli “Rainism Efsanesi” konserinde sahneye çıkmıştır.

14 Ekim 2009’da ilk kayıtları olan single albümleri Just BLAQ’i çıkartarak Güney Kore’de hem internet hem de normal müzik satış listelerinde ilk sıraya çıktılar. Grup daha sonra 19 Mayıs 2010’da ilk uzun albümü Y’ı  ve 10 Ocak 2011’de ilk stüdyo albümleri BLAQ Style’ı çıkardılar. 2012 yılında J. Tune Camp, MBLAQ üyelerinden Mir ve G.O’nun bir alt-grup olarak çıkış yapacağını açıkladı.  Bu alt-grubun aslında geçtiğimiz Mayıs ayında ilk çıkışını yapması planlanıyordu, ancak bu dönemde MBLAQ, ilk Asya Turnesine çıktı ve G.O, Phantom filmini çekti. Alt-grubun hala bir ismi olmadığından çıkışları ertelendi. Fakat MBLAQ’in ilk Asya Turnesi sırasında alt-grubun ilk single’ı Wild piyasaya sürüldü.

FTISLAND
Five Treasure Island, kısaca F.T. Island, 5 kişilik Güney Koreli bir pop/rock grubudur. Grup üyeleri; Choi Jong-hoon (gitar and klavye), Lee Hongki (vokal), Lee Jae jin (bas ve vokal), Song Seung-hyun (gitar ve vokal), and Choi Min-hwan (davul)’dır. İlk albümleri "Cheerful Sensibility” 2007 yılı satış listelerinde altıncı oldu. Çıkış şarkıları “Lovestick” 8 hafta üst üste K-pop listelerinde ilk sırada kaldı. Oh Won Bin 2009 yılının başına kadar grubun üyesiydi.

Miss A
Miss A, genellikle miss A olarak yazılan grup Çinli-Koreli 4 kızdan oluşan Güney Kore kökenli bir gruptur. JYP Entertainment tarafından kurulmuştur ve AQ Entertainment tarafından menejerliği yürütülmektedir. Grup üyeleri şu şekildedir; Fei, Jia, Min, ve Suzy. Grup isimleri Bayan(Miss) Asya’yı temsil etmektedir.

Ailee
Amy Lee -Koreli adıyla Lee Yejin-  30 Mayıs 1989’da doğmuştur. Bilinen sahne adıyla Ailee, YMC Entertainment bünyesinde Güney Kore etiketiyle albüm çıkartan aslında Koreli-Amerikalı bir sanatçıdır. İlk single albümü “Heaven” ı 8 Şubat 2012 de çıkarttı.


Yazan: tunalızade gürkan efendi

carnaval latino


21 Eylül 2013 16:00
Life Park, İstanbul

Geçen sene 8000 kişinin katıldığı Carnaval Latino, birbirinden eğlenceli ve iyi isimlere ev sahipliği yapıyor. Salsa, cha cha ritimleri ve Porto Riko'nun esintileriyle tarzını şekillendiren herkesi kendine hayran bırakan Mercadonegro Orkestrası, renkli karakterleri ve durmadan dans ettiren temposuyla Rodrigo ve dansçıları, Latin müziğinin Grammy ödüllü vokali Frankie Morales ve Türkiye'ye Latin müziği sevdiren neşeli müzik insanı Ayhan Sicimoglu & Latin All Stars, Carnaval Latino'da sahne alacak isimler arasında.
Siz de Latin müziğinin neşeli dünyasına katılmak ve gün boyu dans etmek istiyorsanız Carnaval Latino'da yerinizi alın.

16.00 - Kapı Açılış - Latin dans hitleri
16.00 – 19.00  Latin dans gösterileri ve work shop çalışmaları
19.00 - RODRY – GO ve dansçılar
20.00 - Mercadonegro Orkestrası
21.00 - Frankie Morales & Ayhan Sicimoglu & Latin All Stars


Yazan: tunalızade gürkan efendi

lana del rey küçükçiftlik park'ta


‘Karanlık aşk hikayelerinin’ kadını Lana Del Rey, 20 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’a geliyor!
“Blue Jeans”inizi giyip “Summer Time Sadness”i yaşamaya hazır olun.
Unilife Organizasyon & Uru Group Sunar:
2012’nin en çok satan ve en çok ödül alan albümlerinden birine sahip olan ve kendini film yazarı olmak isterken dünyanın en ünlü söz yazarları arasında bulan, internet fenomeni Lana Del Rey, 20 Eylül’de KüçükÇiftlik Park sahnesinde olacak. Kendi deyimiyle “karanlık aşk hikayeleri” anlattığı şarkı sözleri kadar sesiyle de dinleyenleri kendine hayran bırakıyor. 2012’nin en çok satan ve en çok ödül alan Lana Del Rey’in “Born to Die” albümü bağımlılık yaratıyor.
1950’lere ve 60’lara olan hayranlığını müziğine yansıtan Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey, Unilife ve Uru Group’un organizasyonuyla 20 Eylül Cuma akşamı KüçükÇiftlik Park’ta! Şimdiden yerinizi ayırtın!


Yazan: tunalızade gürkan efendi

ankara engelsiz filmler festivali


3 - 8 Eylül 2013

AEFF Ne Yapıyor?
Programının tamamını görme engelliler için sesli betimleme, işitme engelliler için ise ayrıntılı altyazı ve işaret dili ile sunan Ankara Engelsiz Filmler Festivali’nde görme ve işitme engeli bulunmayan bireyler ise gösterimler öncesi CerModern ve Cinemaximum Armada’da bulunan Festival stantlarından edinebilecekleri kulaklıklarla filmleri takip edebilecekler.

Sesli betimleme nedir?
Bir filmdeki diyaloglar dışında; olayın geçtiği mekân, zaman, karakterler, sessiz gelişen olaylar ve dikkat çeken görsel öğelerin betimlenerek anlatıldığı sesli betimleme tekniği ile filmdeki nesneler ve olaylar sözcüklerle görünür kılınır, böylece görmeyen bir kişinin o an filmde ne olduğunu anlaması sağlanır.

Ayrıntılı altyazı ve işaret dili
Filmin sağ alt köşesinde bir işaret dili çevirmeni filmdeki diyalogların işaret dili tercümesini yapar, eş zamanlı olarak bu diyalog ve sahnedeki diğer sesler ayrıntılı altyazı ile seyirciye sunulur. Böylece filmdeki ses ve diyalogları işitemeyen seyircilerin filmi takip edebilmesi mümkün olur.

Festival’den haber almak ister misiniz?

03-08 Eylül tarihleri arasında ilki gerçekleşecek Ankara Engelsiz Filmler Festivali gösterim ve etkinliklerinden paylaşımları Festival’in sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Festival’in Facebook hesabına facebook.com/engelsizfestival, Twitter hesabına twitter.com/engelsizff, Festival tanıtım filmi ve fragmanlarına vimeo.com/engelsizfestival, filmlerden ve Festival’den fotoğraflara ise flickr.com/photos/engelsizfestival adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

burn electronica festival 2013


Burn Electronica Festival, 1 Eylül'de Suma Beach'de...

FG 93.7 tarafından 2004 yılından bu yana düzenlenen, Türkiye'nin ilk ve tek elektronik müzik festivali Electronica Festival İstanbul onuncu yılında müzikseverleri Suma Beach'te buluşturuyor!

Ağaçlar içindeki "Green Stage" ve deniz kenarındaki "Blue Stage" olmak üzere 2 sahnede öğlen 12:00'den gece 02:00'ye kadar sürecek olan festival katılımcılara şehrin karmaşasından uzakta, doğayla iç içe, en iyi DJ'ler eşliğinde özgürce eğleneceği bir gün vaddediyor.

Burn Electronica Festival İstanbul 2013
1 Eylül Pazar
Suma Beach / Kilyos
12:00 - 02:00

Plump DJS, Sharam Jey, Mario Basanov, Moon Boots, BeeGee, Murat Uncuoğlu, Ahmet Şendil, Low Earth, Alican Yüksel, Ferhat Albayrak, İlker Aksungar, Mert Yücel, Omur & Altan, Orkun Bozdemir, Batur Can, Doğuş Cihan, Queto, Murat Tokuz, Sezer Uysal, Mert Eser, Doruk Güralp, Nisso, Barış Bas, Atacan Safak, Ali Efe Dinç

Benzersiz eğlencesini Suma Beach’in atmosferiyle birleştirecek olan Electronica Festival Istanbul, bu sene de birbirinden önemli isimleri ağırlıyor. Elektronik müziğin en köklü isimlerinden, break-beat ve electro'nun öncüleri Plump DJS; prodüktör, DJ, plak şirketi sahibi, hit makinesi, on parmağında on marifet saklayan modern zaman efsanesi Sharam Jey; Litvanya’nın deep house prensi ve Baltık Denizi'nin gururu, ülkemizde de büyük bir hayran kitlesi bulunan Mario Basanov; son yılların en sofistike plak şirketi French Express’in önemli temsilclerinden Moon Boots ve FG 93.7 resident'ları Burn Electronica Festival İstanbul 2013'te sahne alıyor.


Burn Electronica Festival İstanbul 2013,  1 Eylül Pazar günü öğlen 12:00'den gece 02:00’ye kadar Suma Beach’te müzikseverlere elektronik müzik şöleni yaşatacak. Türkiye'de ilklerin festivali olma özelliği taşıyan Electronica Festival, 2013 yılında da her zaman olduğu gibi, yenilikçi müzik seçimlerini ve FG 93.7 kalitesini tek bir çatı altında toplayarak katılımcılara unutamayacakları bir Pazar günü yaşatacak.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

belle & sebastian küçükçiftlik park'ta


Belle and Sebastian Türkiye’de ilk kez KüçükÇiftlik Park’ta!

Indie müziğin öncüleri “Belle and Sebastian” sabırsızlıkla beklenen Türkiye’deki ilk konseriyle 24 Ağustos Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta!

Türkiye’de müzikseverlerin yıllardır bekledikleri “Belle and Sebastian” 24 Ağustos Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park sahnesinde olacak!

“The Boy with the Arab Strap” ile “En İyi Yeni Grup” dalında Brit Ödülü kazanan grup, “Dear Catastrophe Waitress”, “Step Into My Office” ve “I’m a Cuckoo” hitleriyle dünya listelerini alt üst ederek milyonları  ‘indie’ müziğin peşinden sürüklüyor.

Okul projesinden doğan bir efsane!
Belle and Sebastian’ın başarılı öyküsü, Stuart Murdoch’ın müzik endüstrisi üzerine hazırladığı bir yılsonu projesi olarak başladı.

Belle and Sebastian’ın miladı olan ödevin ardından ilk albümleri ‘Tigermilk’ Stow College’ın plak şirketi Electric Honey tarafından 1996 yılında yayınlandı.

Belle and Sebastian, 1998 yılında yayınladıkları “The Boy with the Arab Strap” albümüyle tüm dünyanın da tanıdığı bir efsane oldu. Aynı yıl kendi özel festivalini gerçekleştiren topluluk; ilk üç albümü sonrasında efsane gruplar kategorisinde görülebilecek bir başarı kazanmıştı bile!

Yayınladıkları ilk albümde yer alan “Step Into My Office” ve “I’m a Cuckoo” hitleriyle dünya listelerinde fırtına gibi eserken, Mercury, Ivor Novello ve Brit ödüllerinin hepsine aday gösterilen başarılı grup The List dergisinin 2005 yılında yapılan ve aralarında Idlewild, Travis, Franz Ferdinand ve Simple Minds gibi isimlerin yer aldığı ankette İskoçya'nın en büyük müzik grubu seçildi.


Belle and Sebastian uzun zamandır beklenen Türkiye’deki ilk konserini Uru Group ve Vera Müzik organizasyonu ile 24 Ağustos Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleştirecek.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

ekşi fest 2013

Ortalama 40.000 yazarı bulunan Kutsal Bilgi Kaynağı EKŞİ SÖZLÜK’ün 2011 yılından itibaren sadece Ekşi Sözlük yazarları ve artı bir misafirleri için ücretsiz olarak gerçekleştirdiği EKŞİFEST, bu sene 14 Eylül’de, LIFEPARK’ta…

Ekşi Sözlük yazarları ve sınırlı sayıda satılacak biletleri ile sizi de doyasıya eğlenceye davet ediyor. Festivalde Athena - Hayko Cepkin & Kurtalan Ekspres – Boğaziçi Caz Korosu - Firewater - Melis Danişmend - Can Gox sahne alacak. Ayrıca gün boyu alternatif sahnede de performanslar devam edecek.

Çeşitli oyunlar, yarışmalar ve doğa aktiviteleri ile çok renkli ve eğlenceli bir gün geçirebilirsiniz…

Ana Sahne
22.30: Athena
20.30: Hayko Cepkin & Kurtalan Ekspres
19.30: Boğaziçi Caz Korosu
17.30: Firewater
16.00: Melis Danişmend

14.30: Can Gox

Yazan: tunalızade gürkan efendi

eksen on fair 2013

Radyo Eksen İftiharla Takdim Eder: ‘Eksen On Fair 2013’

Memleketin alternatif yaşamına 13 senedir iftiharla hizmet eden Radyo Eksen kasabasını bu sene Park Orman’da kuruyor...

Geçtiğimiz yıl; Bombay Bicycle Club, The Stranglers, Space, Neyse konserleri, Belle & Sebastian ve London Guns DJ Setleriyle alternatif kasaba yaşamını hayata geçiren Radyo Eksen, bu sene yine saygı duyduğu isimleri dinleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyor.

15 Eylül’de; giysici, plakçı, yemekçi, çizgi romancı, kitapçı ve tasarımcıların dükkan açacağı Eksen On Fair’ de bu sene Paul Weller, The Hives, The Undertones ve yakında eklenecek yeni isimler de kasabaya konser vermeye geliyor.

Paul Weller

The Jam grubu (1976 - 1982) ile kariyerine başlayan Paul Weller, Mick Talbot ile kurduğu ikinci grup The Style Council (1983-1989) ile new-wave akımına dahil olmuştu. 1991 yılında solo kariyerine başlayan Weller; saygın bir şarkıcı, söz yazarı ve gitarist olarak müzik tarihinin kilometretaşlarından biri olarak kabul edilir. 90’larda, Brit-Pop akımının yükselişe geçtiği dönemde, Oasis ve Blur tarafından ilham kaynağı kabul edilen sanatçı aynı zamanda “Mod Akımının Babası” olarak da biliniyordu. İngiltere Müzik Endüstrisi’nin en prestijli ödülü Brits’e defalarca aday gösterilen, birçoğunu kazanan, 2010’da NME Dergisi tarafından “Godlike Genius” (İlahi Deha) ilan edilen Weller yine aynı sene Ivor Novello Ödülü’nün de sahibi olmuştu. Bu sene, Guardian tarafından, “Son 50 yılın en şık giyinen 50 beyefendisi” arasında gösterilen Paul Weller’ın grubunda; Steve Cradock, Andy Lewis, Andy Crofts, Steve Pilgrim ve Ben Gordelier çalmaktadır.

The Hives

2000’li yılların başında bir garaj rock grubu olarak ünlenen İsveçli ekip, müzik eleştirmenleri tarafından en iyi canlı rock gruplarından biri olarak gösterilmiş, müzik festivallerinin aranan ismi olmuştu. The Hives’ın başarısı "Hate to Say I Told You So" şarkısının da yer aldığı Veni Vidi Vicious albümü ile gelmiş, popüler medyanın her fırsatta kullandığı “Walk Idiot Walk” şarkısı ile artmıştı. En son Lex Hives (2012) albümünü yayınlayan The Hives, halen dünya çapındaki festivallerde boy gösterip, izleyicisini eğlendirmeye devam ediyor.

The Undertones

1975’te Kuzey İrlanda’da kurulan, punk rock tarihinin en mühim gruplarından The Undertones, zamanın ağır esen politik havasına rağmen, şarkı sözlerinde yeniyetmelik, ergen neslin endişeleri ve kalp meselelerinden bahsetmeyi tercih etmişti. Teenage Kicks, Here Comes the Summer, You’ve Got My Number (Why Don’t You Use It?) gibi basitçe zihin açan şarkıları ile bir çok gruba ilham kaynağı olan The Undertones, BBC’nin efsane DJ’i John Peel tarafından da alanen kayrılmıştır. 2000 yılında Q Dergisi’nin İngiliz halkına yaptırdığı ankette “En İyi 100 İngiliz Albüm” listesinde “The Undertones” uzunçalarıyla kendine yer bulan The Undertones’u canlı izlemek, müzik tarihinin hayli önemli bir dönemine şahitlik etmek gibi olacaktır.

Systema Solar


2006 yılında Kolombiya’nın Karayip Sahilleri kıyısında doğan müzikal – görsel kolektif Systema Solar ilk kez ülkemize geliyor. Kolombiya folk müziğini alıp Karayip tınılarıyla zenginleştiren Systema Solar, özellikle Savages filminin soundtrack albümünde de yer alan “Quien Es El Patron” şarkısıyla dünya çapında ün kazandı. Systema Solar farklı bir kültürün eğlencesini şehrimize getirecek. Siz de alana erken gelin, görülmeye değer sahne şovlarıyla neşelenen eğlenceli partilerini kaçırmayın.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

placebo 16 ağustosta istanbulda


Vodafone İstanbul Calling Sunar: Placebo
Tarih: 16 Ağustos Cuma 2013
Mekan: Parkorman

15 yıllık kariyerlerinde 6 Grammy ödülü, 6 stüdyo albümü sahibi, 11 milyon albüm satışına imza atmış olan grup, bugüne kadar toplam 143 şov ve 2,5 milyon insana ulaşmayı başardı ve 16 Ağustos'ta bir kez daha Türk hayranlarıyla buluşmaya geliyor!
6 Grammy ödülü, 11 milyon albüm satışı, 6 stüdyo albümü ve tüm iniş ve çıkışlardan sonra Placebo tekrar müzik piyasasına baş döndüren bir yükşelişle girdi.

Molko, Olsdal ve Forrest’ın geçtiğimiz Nisan’da verdikleri konserler sonrasında grup, Sundance Film Festivali’ne davet edilerek Londra 02 Arena'da sevenleriyle buluştu. Bunun akabinde gelen yoğun talep grubun Avrupa turnesi ve Sziget, Rock En Seine gibi bir çok önemli festivalde headliner olarak yer almalarını sağladı.

Son olarak 2009 yılında yayınladıkları “Battle for the Sun” 10 ülkede 1 numaraya yükselirken 20 ülkede ilk 5’e girmeyi başardı ve Billboard Avrupa Müzik listesinde 2 hafta üst üste 1 numarada kaldı. Grup ayrıca “En iyi alternative grup” dalında MTV Müzik Ödülü sahibi.

Placebo geçtiğimiz son 15 yılda 8 tane dünya turnesi gerçekleştirdi ve bu sene 8. Dünya turnelerine çıkarak son albümlerini 44 farklı ülkede, 143 şov ve 2,5 milyondan fazla insana ulaştırdı. 2008’de Kamboçya’da başlayan turne, 2010 yılında Londra’da son buldu. Londra’daki son şov Ekim 2011 yılında yayınlanan “We Come in Pieces” DVD’si ile müzikseverlerin beğenisine sunuldu.

Placebo 2012 yılında 7. Stüdyo albümleri için prodüktör Adam Noble ile stüdyoya girerek çalışmalarını sürdürmekte.

Ön Grup: The Veils

Londra çıkışlı bir İngiliz alternatif rock grubu Placebo, 1994 yılında şarkıcı-gitarist Brian Molko ve gitarist / basçı Stefan Olsdal tarafından kuruldu.

Gruba sonradan dahil olan Steve Hewitt’in eklenmesi ile grup başarısını bir üst noktaya taşıdı.  Placebo kurulduğu yıllarda, sürekliği hayranlığını dile getirdiği David Bowie ile 1996 yılında bir turneye çıktı. Hatta Placebo ve Bowie’nin, grubun “Without You I’m Nothing” için beraber yaptıkları düet, grubun en çok bilinen kayıtları arasında yer alıyor.

1998 yılında, Placebo Virgin Records’a geçti, ve Kasım’da “Without You I'm Nothing”i yayımladı. Albüm İngiltere’de platinum alarak büyük bir hit olmayı başardı ve  Amerika’da grubun daha fazla tanınmasına yol açtı. Grup, 2003 baharında yayınladıkları 4. albümleri “Sleeping with Ghosts” ile daha sert ve asi yanlarını sergiledi. Albüm İngiltere’de ilk 10’larda olmakla beraber dünya çapında 1.4 milyon kopya sattı.

Bugüne kadar 6 stüdyo albümü yayınlanan grubun diskografisindeki çıkış parçaları İngiltere’de top 20’ye ulaşmış ve dünya çapında 12 milyondan fazla satılmıştır. Grup, Vodafone İstanbul Calling kapsamında Parkorman sahnesini hiç şüphesiz çılgın enerjisiyle sallayacak. Placebo öncesi, Yeni Zelandalı karizmatik Finn Andrews liderliğindeki The Veils aynı sahnede yer alacak.

4. Stüdyo albümleri Nisan 2013’te çıkan Time Stays, We go albümü grubun bugüne kadar en yaratıcı ve ilham verici çalışmalarını içeriyor.

Bilet fiyatları:
Sahne Önü Ayakta - 230.00 TL
Vodafone Saha İçi Ayakta - 100.00 TL


Biletler burada.
Yazan: tunalızade gürkan efendi

Turkcell Yıldızlı Geceler Harbiye Açıkhava 2013 Konserleri


BKM organizasyonuyla Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek Turkcell Yıldızlı Geceler’in takvimi şu şekildedir;
14 Ağustos Çarşamba – Tolga Çevik
15 Ağustos Perşembe – Sertab Erener
16 Ağustos Cuma – Erol Evgin
23 Ağustos Cuma – Sezen Aksu
24 Ağustos Cumartesi – Sezen Aksu
5 Eylül Perşembe - Ajda Pekkan
6 Eylül Cuma – Sezen Aksu
7 Eylül Cumartesi – Sezen Aksu
8 Eylül Pazar - Ebru Gündeş & Serdar Ortaç 
9 Eylül Pazartesi – Kardeş Türküler
18 Eylül Çarşamba – Lisa Stansfield
19 Eylül Perşembe – Nilüfer 
20 Eylül Cuma - Sıla
21 Eylül Cumartesi – İlhan İrem

Biletler burada.

the wall live - roger waters


Dünyanın En Büyük Prodüksiyonu ‘The Wall’ Turnesi ile Roger Waters İlk ve Son Kez İstanbul’da!
Şimdiye kadar yapılmış en büyük sahne gösterisi ile İstanbul’da 4 Ağustos akşamı hayranlarıyla buluşmaya hazırlanan ‘The Wall’ dev prodüksiyonu, izleyenlere unutamayacakları saatler yaşatacak görsel şovları ve tabii ki efsanevi müzisyen Roger Waters’ın adeta marş haline gelmiş parçaları ile Garanti Bankası sponsorluğunda, BKM ve GNL iş birliği ile İTU Stadyumu’nda olacak.
Pink Floyd’un kurucusu Roger Waters’ın albümleri ile aynı adı taşıyan ve konserde tüm ‘The Wall’ albümünün muazzam bir şölen ile gerçekleştireceği konser için şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir sahne ve 110 metrelik bir duvar kurulacak. Şarkıları kadar görsel şovları, ışık sistemi ve seyircisini adeta şaşkına çevirecek daha bir çok sürprizi içinde barındıran konser için 140 tonluk prodüksiyon malzemesi İstanbul’a 75 tırla gelecek.
Duvar 199. Kez İstanbul İTÜ Stadyum’unda Yıkılacak!
Roger Waters sahnede bu turne için özel olarak yapılan 110 metrelik Berlin duvarını temsil eden ve turneye adını veren o meşhur duvarı İstanbul’da sahnede 199. kez yıkacak. Daha önce benzeri görülmemiş özel efektlerle donatılmış duvarın gölgesinde ise  ‘’Another Brick in The Wall’ parçasını sürpriz bir ekip Roger Waters ile seslendirecek.
Birçok sürprizi içinde barındıran büyük konserde ansızın belirecek bir uçak bile görmek mümkün!
2011 yılından bu yana dünyayı gezen bu dev produksiyon ile 28 ülkede, 192 kez sahneye çıkan Roger Waters ile ‘The Wall’, yaklaşık 3.5 milyon kişi tarafından izlenerek 2011-2012 yıllarının en çok hasılat yapan turnesi oldu.
Temmuz ayında Belçika’dan başlayarak tekrar yollara çıkan ‘The Wall’ turnesi 25 ülke gezecek. Garanti Bankası sponsorluğunda BKM ve GNL organizasyonu ile 4 Ağustos’ta İstanbul’da sahnede olacak olan Roger Waters 21 Eylül’de Fransa’da turnesini sonlandıracak.
Bilet Fiyatları:
Saha içi Ayakta - 150.00 TL
Tribün - 350.00 TL
Golden Circle - 585.00 TL

Golden Circle Erken Giriş - 770.00 TL
Biletler burada.
Yazan: tunalızade gürkan efendi

the xx istanbul'da

İngiliz indie pop grubu The XX, 2008 de daha lisedeyken genç yetenekler Romy Madley Croft, Oliver Sim, Baria Qureshi ve Jamie Smith tarafından kuruldu. Büyüleyici ve ilk kez dinleyenleri cezbeden bir tarzı olan bu grup R&B ve klasik alternatif rock müziğinden etkilenmiştir.
Croft ve Sim’in vokalleri üzerine kurulu duygu yüklü ve ruhani tarzda indie rock yapan grup, 2009’da eleştirmenler ve hayranlar arasında büyük heyecan yaratan "Crystalised" single’ı ile ortaya çıktı. İlk albümleri “XX” Ağustos 2009’da yayınlandı. Albüm 2009’ da Yılın Albümleri ödülleri arasında yerini almakla beraber The Guardian’da bir numara ve NME de ikinci sırada yer aldı. 2010’da grup bu albümleri ile Mercury Müzik Ödülü’ne de sahip olarak başarılarına bir yenisini ekledi. Grubun 2. albümü “Co-Exist” ise 10 Eylül 2012 de yayınlanmıştır.
The XX seneye piyasaya sürmeyi planladıkları üçüncü albümleri için demo kayıtları için şimdiden stüdyoda yerlerini aldılar. Yayınlanan ilk iki albümleri de Londra da yazılıp kaydedilmesine rağmen üçüncü albümleri için seyahat ederken çalışarak daha farklı bir yaklaşım kullanmayı tercih eden grup, geçtiğimiz sezon Berlin, Lizbon ve Londra’daki birçok festivalde sahne almıştır.
Ön Grup: On Your Horizon
2009’da yayınladıkları “XX” albümündeki Crystalised parçası ile sayısız adaylık ve ödül başarısı yakalayan ve son olarak Eylül 2012’de çıkardıkları “Co-Exist” isimli albümleriyle tanınan İngiliz indie rock grubu The XX, 7 Ağustos akşamı müzikseverleri Parkorman’da ağırlayacak.
2010 Mercury Müzik Ödüllü, adlarıyla aynı albümü taşıyan 2009 çıkışlı XX, The Guardian’da bir numara seçilen, NME tarafından yılın albümü ünvanı verilen, gitar ve bas armonileriyle pürüzsüz bir müzik sergileyen The XX, 7 Ağustos akşamı ilk kez İstanbul’da sahne alacak.
Croft ve Sim’in vokalleri üzerine kurulu çift sesin muhteşem uyumuyla ruhani tarzda indie rock yapan grup, 2009’da eleştirmenler ve hayranlar arasında büyük heyecan yaratan "Crystalised" single’ı ile ortaya çıktı. İlk albümleri “XX” Ağustos 2009’da yayınlandı. Albüm 2009’ da Yılın Albümleri ödülleri arasında yerini aldı. 2012 yılında ikinci albümü “Coexist”i yayınlayan Londralı grup, üslubunu daha da sadeleştirerek, yılın en iyi kayıtlarından birine imza attı.
Bilet Fiyatları:
Sahne Önü Ayakta - 100.00 TL
Vodafone Saha İçi Ayakta - 60.00 TL
Öğrenci Ayakta - 45.00 TL
Biletler burada.
Yazan: tunalızade gürkan efendi

1. gazdanadam festivali

7 Temmuz günü Kadıköy'de düzenlenecek olan 1. Gazdanadam Festivali'nin ayrıntıları belli oldu. Festivalde çok sayıda sanatçı ve aydın sahne alacak, medyanın ortak manifestosu okunacak.
1. Gazdanadam Festivali'nin dün yapılan düzenleme komitesi toplantısıyla beraber içeriği de netleşmiş oldu. Gazdanadam Festivali için Kadıköy Rıhtım’da çok geniş bir sahne kurulacak. Saat 17.30’dan itibaren başlayacak etkinlikler, hem alanda kurulan dev ekranlarla yansıtılacak, hem de Cem TV, Halk TV ve Ulusal Kanal’dan canlı olarak yayınlanacak. TOMA ve büyük gaz kapsülü maketlerinin bulunacağı alanda, çeşitli yayınevlerinin, öğrenci kulüplerinin, basın kuruluşlarının standları açılacak. Alana üç koldan büyük yürüyüş kollarıyla girilmesi bekleniyor. Festivalin düzenleyicilerinden soL gazetesinin okurları da saat 17.00’den itibaren Bahariye Caddesi ve Boğa heykelinin bulunduğu Kadıköy Altıyol civarında buluşma çağrısı yaptı. Bu bölgede küçük bir sahne kurularak alana doğru yürüyüş başlamadan önce şiir-müzik dinletileri ve çeşitli sanatsal etkinlikler yapılacak.
soL, Yurt, Birgün, Aydınlık ve Cumhuriyet gazeteleri ile Odatv, Ulusal Kanal, Cem TV, Halk Tv, Cem Radyo ve Yön Radyo’nün girişimiyle yapılan festivalde Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekspres, Boğaziçi Caz Korosu, Çapulcular Korosu, Hakan Vreskala, Güvenç Dağüstün, Renan Bilek, Cem Adrian, Yaşar Kurt, Orhan Aydın, Gülsen Tuncer, Sattas, FÖTR Blues Band ve Eflatun sahne alacak. Programda, Barbaros Şansal’ın hazırladığı Çapulcu Defilesi de sergilenecek. Festival sahne programı kapsamında şair-yazar Ataol Behramoğlu, 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu temsilcisi Prof. Dr. Zerrin Bayraktar birer konuşma yapacak. Bu iki konuşmanın yanı sıra, bütün medya kuruluşlarının temsilcilerinin sahne katılımcıları selamlayacağı bölümde Odatv’den gazeteci Barış Terkoğlu direnen medya adına hazırlanan ortak deklarasyonu okuyacak.
Dün yapılan toplantıda Festivalin ortak sloganları da belirlendi. Alanda dağıtılacak dövizlerde Hükümet İstifa, Özgür Basın Özgür Türkiye, Bağımsızlık, Kardeşlik, Eşitlik, Özgürlük ifadeleri kullanılacak. Alanda, “Hükümet İstifa”, “Kahrolsun AKP Diktatörlüğü”, “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Türk Kürt Kardeştir ABD Kalleştir”, “Haydarpaşa Halkındır Satılamaz” gibi sloganlar atılacak.
İstanbul'un pek çok yerinde düzenlenen forumlarda 1. Gazdanadam Festivali'ne katılım kararı alındı. Taraftar grupları da festivale katılacak. Özellikle Beşiktaş Çarşı grubu ve Fenerbahçe taraftar gruplarının Festival'e yoğun katılımı bekleniyor.

(soL - Haber Merkezi)
Yazan: tunalızade gürkan efendi

CerModern Açık Hava Film Günleri

8-12 Temmuz 2013 tarihleri arasında Açık Hava Film Günleriyle sinemaseverleri ağırlamaya hazırlanan CerModern’de program şu şekilde, Ankaralılar kaçırmasın.
8 Temmuz  – Jin
9 Temmuz – Gözetleme Kulesi
10 Temmuz – Devir
11 Temmuz – Mutlu Aile Defteri
12 Temmuz – Kelebeğin Rüyası
Gösterim saati 21:00 ve etkinlik ücretsiz.
Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

21. istanbul lgbt onur haftası


Bu sene 21.si düzenlenen Onur Haftası'nın teması "direniş". Hormonlu Domatesler 28 Haziran'da; Onur Yürüyüşü ise 30 Haziran'da.
21. LGBT İstanbul Onur Haftası bu yıl "Direniş" teması ile 24-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Direnişin teması, Gezi direnişi başlamadan haftalar önce belirlenmişti.
Haftanın tanıtım metninde direniş teması,"Bizzat devlet erkanı ve yetkililerinin hasta, sapkın, günahkar ve kabahatli saydıkları varoluşumuzla bu toplumda eşitlik talebini dillendirmemizdi" şeklinde tanımlanıyor.
24 Haziran Pazartesi günü 14:30'da Medya Forumu ile başlayacak olan etkinlikler hukuk, eğitim, sendikal haklar, feminizm, LGBT mülteciler gibi bir çok konuyu gündeme taşıyacak.
Direniş Forumu,Vegan Atölye, Çatışan Feminizmler ve Transfobi Paneli, LGBT, Çalışma Hayatı ve Sendikal Hareket Paneli, Öğrenci Buluşması, Oueer Pedagoji Paneli, Trans Gündem Oturumu, etkinliklerden sadece bazıları.
Hafta kapsamında Sumru Yavrucak'ın tek kişilik oyunu Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi,  Craft Tiyatro'nun Uğrak Yeri oyunu ve Can Candan'ın yönetmenliğini yaptığı Benim Çoçuğum Belgeseli'nin de gösterimleri yapılacak ve filmin yönetmeni ile de bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Yürüyüş 30 Haziran
Geleneksel olarak verilen Hormonlu Domates Ödül Töreni ve Parti ise 28 Haziran cuma günü saat 21:00'da başlayacak.
İstanbul Onur Haftası Grubu, 30 Haziran pazar günü saat 17:00'da, tüm renklerimiz ve çoşkumuzla "Buradayız, Alışın, Gitmiyoruz!" demek için herkesi İstiklal Caddesi'ne LGBT Onur Yürüyüşü'ne davet ediyorlar.
23 Haziran'da ise Trans Onur Yürüyüşü düzenlenecek.
Ayrıntılı programa ve bilgilere ulaşmak için: http://onurhaftasi.tumblr.com/

Kaynak: Bianet.org

Yazan: tunalızade gürkan efendi

41. istanbul müzik festivali

İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NİN
BU YILKİ TEMASI “ZAMAN VE DEĞİŞİM”


41. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ
4–29 HAZİRAN 2013


İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, 41. yılında müzikseverleri dopdolu bir programla karşılıyor.

Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri Borusan Holding’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Zaman ve Değişim” teması etrafında, 4–29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin programı, son dört yıldır festivalin basın toplantılarına mekân ve ikram desteği veren Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısına, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı.

41. İstanbul Müzik Festivali’nin afişi Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü. Basın toplantısında, Bülent Erkmen’in festival afişleriyle ilgili hazırladığı özel video mesajı da salona kurulan ekranda gösterildi.

41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov,
Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená,
Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500'e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

41. İstanbul Müzik Festivali’nde orkestralı konserler, oda müziği ve resitaller ile bazıları özgün programlardan oluşan toplam 22 konser yer alıyor. Şehri kucaklamak üzere farklı mekanlarda da dinleyicilerle buluşmaya özen gösteren festival bu yıl ilk defa
Surp Vortvots
Vorodman Kilisesi'ni kullanacak. Festivalin bu yılki diğer mekânları arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve
İş Sanat Kültür Merkezi bulunuyor.

41. İstanbul Müzik Festivali, verdiği eser siparişleriyle çağdaş müzik repertuvarına katkıda bulunmaya da devam ederek çeşitli dünya ve Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacak. Festival tarafından değerli bestecimiz Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirilecek. Festivalin besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi Viyolonsel Konçertosu'nun Türkiye prömiyerini ise Sol Gabetta yapacak.

Festivalde genç müzisyenlere yönelik özel projeler de yer alıyor. Geçtiğimiz yıl, ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesi bu yıl viyolonsel dalında devam ediyor. Konservatuvar öğrencilerini festival izleyicileriyle buluşturan “Açık Konservatuvar” projesi ise bu yıl 9 Haziran Pazar günü Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirilecek.


Basın toplantısında konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı,
İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım ve duyuru afişlerinde yeni bir işbirliğine gidildiğini duyurarak
“Farklı sanat dallarının önde gelen temsilcilerinin desenleri, yapıtları, işaretleri ve el yazıları, grafik tasarımcı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişlerine dönüşecek. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görselinde de günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısını görüyorsunuz. Disiplinlerarasılığın ilham verici gücünü kullanan bu işbirliklerini, 2013 yılında gerçekleştireceğimiz Film ve Caz Festivalleri’nde ve önümüzdeki yıllarda da farklı sanatçıların katılımıyla devam ettireceğiz.” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nde gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı ayrıca İstanbul genelinde farklı mekânlarda ücretsiz konserler gerçekleştirerek klasik müziği kentin değişik noktalarına taşımayı ve daha büyük kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de belirtirken, konuşmasını
“bugün burada bizi ağırlayan Four Seasons Hotel at the Bosphorus’a ve başta festival sponsoru Borusan olmak üzere bize desteklerini sürdüren tüm kurum ve kuruluşlara içten teşekkürlerimizi sunuyor, etkinliklerimizi kamuoyuna duyurmak konusundaki çabalarınız için sizlere de
teşekkür ediyorum.” sözleriyle sonlandırdı.

Toplantıda konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ise “Borusan olarak toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi ve çağdaş bir toplumun inşası için sorumluluğu üstlenmeyi öncelikli kurumsal değerlerimiz arasında görüyoruz. Yüksek başarı, yenilikçilik ve sürekli gelişimi desteklerken, topluma katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeyi de bir görev kabul ediyoruz. Bu değerleri, kurucumuz ve onursal başkanımız rahmetli Asım Kocabıyık, Borusan’ın kurum felsefesinin temellerine oturtmuştu. Yönetimi ondan devralan kuşak olarak bizler de onun yolundan ilerliyoruz. Sürdürdüğümüz kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra toplumumuzun gelişmesinde büyük payı olan İKSV’nin düzenlediği İstanbul Müzik Festivali’ne 20 yılı aşkın zamandır destek vermek ve son sekiz yıldır da sponsoru olmak bizim için bir mutluluk kaynağı.” dedi.

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak ise konuşmasında “Geçtiğimiz yıl İKSV'nin ve Müzik Festivalinin 40. yılını kutlarken oldukça detaylı bir arşiv çalışması yapmıştık. Festivalin ilk yıllarındaki programlarıyla bugünün programları içerik açısından oldukça farklılık gösteriyor. Bugün farklı sanatçıları bir araya getirdiğimiz, sadece bizim festivalimize özgü projelerin ve eser siparişlerinin prömiyerlerinin ve genç müzisyenlerimizin daha çok yer aldığı, daha maceracı ve yeniliklere daha açık bir festival programı oluşturduğumuzu gördüm. Aradan geçen 41 yıllık zaman, festivalimizi bir yandan olgunlaştırırken diğer yandan kaçınılmaz olarak da değiştirdi.” diyerek festivalin bu seneki temasının çıkış fikrini açıkladı. Konser programlarındaki kimi eserler ve projeler “zaman ve değişim”e direkt gönderme yapan başlıklar taşırken, kimileri biçimsel değişimi ya da belli bir yüzyıla ait bir stilin farklı bir yüzyılda yepyeni bir müzikal dille ele alınması sonucundaki değişimi sergiliyor.  Festivalin 2011 yılından bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Yeşim Gürer Oymak, “Birçok festival ve orkestra artık İstanbul Müzik Festivali'ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanımakta.” dedi. Festival programını anlatırken gençlik projelerine de değinen direktör, “Bizim genç sanatçılarımızı, gelecekteki umutlarımızı da müzikseverlerin alkışlarıyla desteklemelerini ve onları cesaretlendirmelerini ümit ediyorum.” sözleriyle festivalin bu projelere verdiği önemin bir kez daha altını çizdi.



Yazan: tunalızade gürkan efendi

documentarist istanbul belgesel günleri 2013


DOCUMENTARIST 2013 PROGRAMI AÇIKLANDI
İstanbul Haziran'da Belgesel Soluyacak

Seyircisini dünyanın farklı renkleri ve gerçekleriyle buluşmaya davet eden 90’ı aşkın belgesel, 1-6 Haziran 2013 tarihlerinde DOCUMENTARIST’te... Alan Berliner Retrospektifi, Mercek Altında Brezilya Sineması, Müzik Belgeselleri, Kadının Adı Yok, Türkiye Panorama programın öne çıkan bölümleri arasında. Festivalin posterinde ve tanıtım filminde Serra Yılmaz ve Ahu Türkpençe gibi isimler rol aldı.

DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri, 1 - 6 Haziran tarihleri arasında altı mekâna yayılan dopdolu bir programla 6'ncı kez seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Çağımızın en ünlü belgeselcilerinden Alan Berliner başta olmak üzere dünya belgesel sinemasının önemli ustalarının katılacağı festivalde, dünyanın farklı renklerini ve gerçeklerini harmanlayan 90’dan fazla film sunulacak. Yaşlılık Çağı, Kadının Adı Yok, Tükettiğimiz Dünya, Müzik Belgeselleri, Mercek Altında Brezilya Belgesel Sineması, Arap Dünyası: Değişim Rüzgarları, Taskovski Film Seçkisi ve Anılarına gibi özel bölümlerin yer aldığı bu seneki programda Uluslararası Panorama başlığı altında da son yılların ödüllü belgesellerinden geniş bir seçki sunulacak. Festivalin Türkiye Panorama bölümünde ise, Türkiye’den çoğunluğu genç yönetmenlerin filmlerinden oluşan 26 film yer alıyor.

Festivalin Onur Konuğu: Alan Berliner
Bugüne kadar Nick Fraser, Eyal Sivan, Asen Balikci, Helena Třeštíková, Heddy Honigmann gibi ustaları Türkiye’deki belgeselseverlerle tanıştıran DOCUMENTARIST’in bu yılki onur konuğu çağımızın en önemli belgeselcilerinden olan Alan Berliner.  

                  
DOCUMENTARIST, Berliner’in ödüllü son yapıtı “Büyük Kuzen” (First Cousin Once Removed, 2012) başta olmak üzere, “Gözleri Tamamen Açık” (Wide Awake, 2006), “En Tatlı Ses (The Sweetest Sound, 2001), “Kimseyi İlgilendirmez” (Nobodys's Business, 1996), “Ailedeki yabancı” (Intimate Stranger, 1991), “Aile Albümü” (The Family Album, 1986) dâhil olmak üzere tüm filmlerini içeren bir retrospektifin yanı sıra, 2 Haziran’da yönetmenin sinema dersine de ev sahipliği yapacak.

Konuk Ülke: Brezilya

DOCUMENTARIST 2013 programında, belgesel sinemanın en verimli toprakları arasında yer alan Brezilya'dan son 15 yılın gözde belgesellerini içeren esalı bir seçkiye yer veriliyor; ayrıca Brezilyalı sürpriz konukları da ağırlıyor. Bu ülkenin belgesel sinemasını Türkiye’de ilk kez bu kadar kapsamlı bir biçimde inceleme olanağı sunan seçkide gösterilen yapımlar arasında “174 Nolu Otobüs” (Bus 174, José Padilha, 2002), “Estamira” (Marcos Prado, 2004), “Elena” (Petra Costa, 2012) , “Uçan Rocha” (Eryk Rocha, 2002), “Tudo E Brazil” (Rogerio Sganzeria, 1997) ve “Raul” (Walter Carvalho, 2011) gibi bol ödüllü belgesellerin yanı sıra, Glauber Rocha’nın bir yapıtını da içeren kısa filmler seçkisi yer alıyor.

Irena Taskovski de DOCUMENTARIST'in Konuğu!

Belgesel alanında Avrupa’nın en büyük belgesel dağıtım ve yapım firmalarından olan Londra merkezli Taskovski Films’in kurucusu Irena Taskovski de DOCUMENTARIST 2013 kapsamında uluslararası alternatif dağıtımcılık konusunda bir konferans vermek üzere İstanbul’a geliyor. Daha önce Prag Film Akademisi FAMU, NTFS Londra, EICTV Küba gibi
yerlerde dersler veren, halen Prag Belgesel Film Enstitüsü’nde akademisyenlik yapan Taskovski, Türkiye’de belgesel yayınlayan TV kurum ve dağıtımcılarla da görüşmelerde bulunacak.

Dünyanın Gerçeği DOCUMENTARIST'te

Nepal’den Kolombiya’ya, Hindistan’dan Filistin’e, Polonya’dan Şili’ye, ADB’den Lübnan’a dünyanın farklı gerçekleri ve renklerini bir araya getiren DOCUMENTARIST 2013 programının Uluslararası Panorama bölümü de, son bir yılda Cannes, Venedik, San Sebastian, Toronto, Berlin gibi A sınıfı festivallerde öne çıkmış birbirinden önemli belgeselleri bir araya getiriyor. Bu bölümde geçen Kasım’da IDFA’nın açılışını yapan “Yanlış Zamanda, Yanlış Yerde” (Wrong Time, Wrong Place, John Appel, 2012) ve Berlinale 2013’te gösterilen “Kuzzul Kurt” (To the Wolf, Christina Koutsospyrou-Aran Hughes, 2012) öne çıkarken, Girit’te 60’larda ünlenmiş bir köyün anlatıldığı Hippie-Hippie Matala! Matala!” (Giorgos Varelas, 2013) ve sayıları giderek azalan azınlıkların sesine kulak veren “Elveda İstanbul” (Adieu İstanbul, Dieter Sauter, 2013) yer alıyor.

Yaşlılık Çağı bölümünde ilk göze çarpan filmler arasında;  ilerlemiş yaşlarına karşın birbirlerine ve sanata tutunan bir çifti anlatan “Sensiz Olmaz” (Not Without You, Petra Lataster Czisch-Peter Lataster, 2010), yalnız yaşayan 90 yaşındaki Clotilda Grosu'nun öyküsünü anlatan ve haiku biçimindeki üslubuyla dikkat çeken “Japon Ayva Ağacı” (The Japanese Quince Tree, Mara Trifu, 2012) ve bizi Gürcü yaşlı bir güreşçinin gençlik aşkıyla buluşturan “Ramin” (Ramin, Audrius Stonys, 2011)   bulunuyor.

Kadının Adı Yok bölümünde; Toronto’dan Berlin’e pek çok festivalde büyük yankı uyandıran “Salma” (Kim Longinotto, 2013), ‘Barış Gelini’ olarak çıktığı yolculuğu sırasında Gebze'de tecavüze uğrayarak öldürülen İtalyan sanatçı Pippa Bacca'nın öyküsünü anlatan “Gelin” (The Bride, Joël Curtz, 2012) ve boşandığı kocası tarafından öldürülen Bahar'ın geride kalan ailesinin genç kadını ölüme götüren sürecin izini mektuplarla ve tuttuğu günlükte sürmesini anlatan “Bahar” (Carin Goeijers, 2013) yüreğe dokunan hikayeleriyle festivalin merakla beklenen filmleri arasında.

Tükettiğimiz Dünya bölümünde; yapımcılığını Fatih Akın’ın üstlendiği “Mama Coca (Suzan Şekerci, 2012) filmi Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak. Bölümün dikkat çeken bir diğer önemli yapımı, Berlinale programında da yer alan “Char... Tarafsız Ada” (Char...  the No Man's Land, Sourav Sarangi, 2012).
                                     
Müzikle Sinemanın Mutlu Birlikteliği: Müzik Belgeselleri
Festivalde bu sene öne çıkan bölümlerden biri de, Müzik Belgeselleri. Martin Scorsese’nin öncülüğünde restore edilip sinema tarihine kazandırılan ilk film olup bir kaç yıl önce Cannes Film Festivali'nde yeniden gösterilen Fas-Fransız yapımı “Trances” (El Hal, Ahmed El Maanouni, 1981), caz şarkıcısı olarak Hollanda’da başlayan kariyeri bir

anda dünyayı saran Karsu Dönmez’in öyküsü “Karsu” (Mercedes Stalenhoef, 2012) ile bu yıl En İyi Belgesel Oscarı'nı kazanan “Bir Şarkının Peşinde” (Searching for Sugar Man, Malik Bendjelloul, 2012) başta olmak üzere, dünyanın muhtelif köşelerinden müzisyenlerin hikâyeleri DOCUMENTARIST 2013’e müzikal bir renk katacak.

Anılarına: Chris Marker, Herz Frank ve Les Blank

Festival kapsamında ayrıca belgesel sinemanın son bir yılda kaybettiği üç büyük ismi olan Chris Marker, Herz Frank ve Les Blank anısına birer gösterim gerçekleşecek. Programda, belgesel sinemanın en önemli ustalarından Chris Marker'ın “Andrei Arsenevich’in yaşamında Bir Gün” (One Day in the Life of Andrei Arsenevich, 1999), Sovyet belgesel sinemasının öncü ismi Herz Frank'ın “Ten Minutes Older” (1978) ve belgesel sinemaya getirdiği şiirsel üslüpla unutulmazlar arasına giren Les Blank'ın “Ayrık Dişli Kadınlar” (Gap-Toothed Women, 1988) adlı filmleri yer alıyor.

26 Belgeselle “Türkiye Panoraması”

Belgeselin çağdaş ustalarını İstanbul’a taşıyarak dünyanın dört bir yanından kalburüstü filmleri seyirciyle buluşturan DOCUMENTARIST, Türkiye’deki genç kuşak belgeselciler için de platform olma işlevini sürdürüyor. Uluslararası programı davet usulüyle oluşturulan festivale, bu sene Türkiye’den başvuran 110’u aşkın filmden 26’sı seçildi. Bunların içinde genç yönetmenlerin elinden çıkma 17 film, aynı zamanda Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü’ne aday olacak. Sözkonusu yapımlardan beş tanesi, Türkiye dışında yaşayan yönetmenlere ait. Festivale İsviçre’den katılan Ufuk Emiroğlu’nun ilk filmi “Babam, Devrim ve Ben”in (Mon Pêre, la Rêvolution et moi) dünya prömiyeri ise DOCUMENTARIST’te gerçekleşecek.

Türkiyeli belgeselcilerin filmlerini seyirciyle buluşturacak olan Türkiye Panorama bölümünün öne çıkan filmleri arasında; Doğu Akıncı'nın “Mustafa'nın Yaşam Zinciri” (2012), Piran Baydemir'in “Fecîra” (2013), Onur Günay & Burcu Yıldız'ın “Garod” (2012), Hatice Kamer'in “Annemin Pususlası” (2012), Dilek Gökçin'in “Bûka Baranê” (2013) ve Ayşe Funda Aras'ın “Gurbet Pastası” (2013) filmleri yer alıyor. Bu sene festival Türkiye yapımı tüm filmleri ücretsiz gösterme kararı aldı.

Johan van der Keuken (JvdK) Yeni Yetenek Ödülü 4'üncü Kez Sahibini Buluyor

Türkiye’den bu sene rekor sayıda başvuru alan DOCUMENTARIST, yeni kuşak belgeselcilerin buluşma platformu olma misyonunu da sürdürüyor. Yerli belgesellerden oluşan geniş bir seçkinin sunulacağı festivalde, Türkiye’den genç belgeselcilere verilen Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü bir kez daha sahibini bulacak. Bu sene 17 filmin aday olduğu 2013 JvdK Yeni Yetenek Ödülü’nün jürisi yazar ve oyuncu Ercan Kesal, film eleştirmeni Alin Taşçıyan, akademisyen Defne Karaosmanoğlu, Hollanda Başkonsolosluğu Kültür Ataşesi Jeroen Gankema ve geçtiğimiz yıl “Beklemek’’ adlı belgeseliyle JvdK Yeni Yetenek Ödülü’nü kazanan Bülent Öztürk’ten oluşuyor.

Festivalde Yan Etkinlik ve Atölyeler

DOCUMENTARIST, renkli film seçkisi kadar konser, panel, söyleşi ve açık hava gösterimi gibi yan etkinlikleriyle de Haziran’da İstanbullu sinemaseverlere bir belgesel karnavalı yaşatacak. Alan Berliner’in Sinema Dersi, Irena Taskovski’nin Uluslararası Alternatif Dağıtımcılık Dersi, Helena Ignez’den Breziya Sineması üzerine sunum, Özge Calafato’nun moderatörlüğünü üstlendiği ‘’Türkiye’de Belgesl Yapmak’’ konulu panel, Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’nde düzenlenen Video-Eylem Atölyesinin sonuçlarının paylaşılacağı bir gösterim, “Kadınlar ve Politikalar” paneli, Docu-Next Atölyesi, Taksim Gezi Parkı açık hava gösterimi bunlardan sadece bir kaçı...

Hollanda Başkonsolosluğu, Brezilya Başkonsolosluğu, SALT, Akbank Sanat, İstanbul Fransız Enstitüsü, Yunanistan Başkonsolosluğu, Dimitrie Cantemir Romen Kültür Merkezi, Bahçeşehir Üniversitesi, Goethe Enstitüsü, Anadolu Kültür ve Armada Hotel’in desteğiyle gerçekleşen DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri’nin gösterimleri, 1-6 Haziran 2013 tarihlerinde Akbank Sanat, Fransız Kültür Merkezi, SALT Beyoğlu, Dutch Chapel ve Aynalı Geçit Etkinlik Mekânı’nda, Kadıköy yakasında ise İstanbul Saint Joseph Lisesi Tiyatro Salonu'nda gerçekleşecek; yan etkinlikler ise Romen Kültür Merkezi, Bahçeşehir Üniversitesi, Sismanoglio Megaro ve Goethe-Institute‘de izlenebilecek.


Basın sponsorluğunu Radikal, Birgün, Açık Radyo, Altyazı, Yeni Film, Kültür Mafyası, Bant Dergi, Arka Pencere, Bianet, Zero İstanbul, Ekşi Sinema ve Avrupa Sineması’nın üstlendiği festivalin hizmet destekçileri arasında Mybilet, Muaf Beyoğlu, Galata Mutfak, Mavra, Dark'n Dark, Avam Kahvesi ve Kumbara Cafe yer alıyor.

Bütün Türkiye yapımı filmler, belgesel klasikleri ve yan etkinliklerin ücretsiz olduğu festivalde, filmlerin gösterim ücreti ise 5 TL. Biletler MyBilet’ten ve festival süresince salon girişlerinden temin edilebilir.

Bilgi için: www.documentarist.org

Ezgi Aktaş

Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü
press@documentarist.org
0505 546 95 18

coşanlar

Sitedeki içeriklerin 18 yaş altı için uygun olmadığını düşünüyoruz. Film tanıtımları spoiler içerebilir. Alıntılarda link ile kaynak gösterilirse seviniriz. Tanrı da çok yakışıklı.