Bir Pazar Pornografisi #4




   yirmilerinin başında ki bu sıkıcı genç, annesiyle yalnız yaşadığı tek katlı, kırık beyaz renkli boyasıyla, evin soğan kokan boş mutfağının aklında ki canlı resmiyle, akşam saatlerine doğru, güneşin bile toparlanıp gitmeye başladığı bu pazar alanını turluyordu. kendisi gibi köşede kapabileceği sebzelerin değerini bilen yaşlı kadınlar ve adamlarla beraber, bir kaç tezgahtar, sigara içen bir çırak, mahallede ki maçtan evine giden çocuklar vardı. 

   birden köşede ki güzel biberlere gözü değdi. çevresine bir bakış attı. sert adımlarla yürüdü. elini en yakında ki parlak bir zar gibi sarılmış sert kabuklu biberin yüzeyine attığında, yanından uzanan daha yaşlıca bir el eline değdi. başını kaldırıp baktığında, nefes nefese ve üç günlük sakalıyla, esmer kalın tenli bir yüz gördü. elli beş yaşlarında ki bu adamın gözlerinde, bir akşam pazarının karanlık dokusuna dahil oluşundan fazlası vardı. ince ve kemikli beyaz elleri, onun ellerinin yanında birer plastik vazo gibi duru ve saydam kalıyordu. ışık aralarında ağırlaştı ve dondu.

   ikisi de birbirlerine yer açıyormuş gibi yaptı. bu yaşlarda bir adamın, böylesi bir yarı kararsızlığı, yalnız oluşuyla ilgili olabilirdi. centilmenlik artık, bir ingiliz porno filminde kadının masaya uzanmadan söylediği bir kelimeydi.  adam, kendisinden çokça küçük bu yeni terlemiş bıyıkları ve sakalsız yüzünde naifliğiyle, gence karşı içinde tarifi zor bir sıcaklık hissetti. çocuğun gözlerinde, bakıştıkları bir saniye de aynı sıcaklığı gördüğünü zannetti. tekrar parladı şimdi, kaşlarının altına pusmuş, kendisini izleyen gözler. ellerini yumuşak yanaklarına götürmek istedi. direnmezdi. bileklerini sıkarak boynunun kokusunu içine çekmek istedi. bunu duymuş gibi dolu gözlerle köşeden incecik bakan genç, biraz eğildi, göğsü açıldı. bu sertliğe karşı koymak istemiyordu. içinde eriyip giden kar taneleri vardı. bunun bitmesini istemiyordu. adamın ellerini beyaz omuzlarında görmek, sırtına karnının sıcaklığını bastırmak, kasıklarını hissetmek istedi. uzun yıllar bu duygulardan habersiz oluşuyla geçti. umrunda değildi. inkar etmek istemiyordu. zaten artık yalnız da sayılmazdı. sayılır mıydı?

   biberler bitmişti. ikisi de çöktükleri kaldırım köşesinden etrafı kesiyorlardı. bu karanlık ve sert vücudun içinde kıskıvrak oynayan ateşler vardı. genç ise bu yabancı hislerin doyumuyla iyice sersemliyor, şakaklarına ateş çöküyordu. ensesinde hissettiği nefes bir rüya mıydı. 

   o köşe de durmanın artık anlamsız olduğu bir zamanda, ikisi de yavaşça kalktılar. adamın gerilen dizlerinin çıtırdayışını duydu genç. sanki kendi rahatlamıştı. dizinin oralarda bir yer seyirdi kasıklarına doğru. yarım yamalak bir bakışla, ince dudaklı ağzı aralandı;

-iyi akşamlar dayı. -eyi akşamlar yeğenim.


Yazan: Stalingrad Çorapçısı

Bir Pazar Pornografisi #3

                                                                                                                                            
                                                                                                                                                   küçük ayakkabısında terlemiş ve üst üste binmiş parmaklarına rağmen, ivmesini bozmadan yürüyen kadın, aniden önünde durduğu tezgahtan eline poşeti geçirip şeftalileri doldurmaya başladı. poşete atmadan mili saniyeler önce, kırmızı bir damlanın yayıldığı işbilir başparmağını, şeftalinin bir ense sıcaklığında ürperen tüylü derisine biraz bastırıyor, tazeliğini ve tadını anlamaya çalışıyordu.
                                                                                                                                           poşet küçük gelmişti. gözleri tezgahın üzerini tararken, satıcının eli kıvrak bir yavaşlıkta ona uzandı. kirli maviden bir poşetin hışırtısı kulaklarını tırmaladı. kafasını kaldırıp bakmak istedi. önce bin bir yanlış anlaşılma kapanından atlaması gerektiğini düşündü. ama sonra kaşları kalktı, neden umurunda olsundu?
        satıcı kadının içi beyaz bileğini sıkıca tuttu. kadın şaşırdı. daha şaşırtıcı tek bir şey vardı. o da buna, anlar süren bir zamanda alışmasıydı. sıcak bir avucun bileğinde ki kalın damarlardan içeri süzüldüğünü hissetti. kalbi kafesini zorlayan yaşlı bir hayvan gibi çarpıyordu. iki kadın, pazarın, güneş ışığında yeşillerin ve kırmızıların, seslerin ve ayakkabıların içinden yavaşça sıyrıldılar. 

bilekte atan nabzı, parmak uçlarında hissetti. onu istiyordu. o kadını istiyordu. bütün bu dolaşıksızlıktan, yavru bakışlardan, imalardan üryanlaşıp, daracık ayakkabısını çıkarıp fırlatarak, bacağını bu bacaklara dolamak istiyordu. bu kadar net ifadelerden dehşet verici utangaçlığında kavrulan yanakları, şeftalilerin 
tüyleri gibi kanlı bir canlılıkta dikilen tüyleri hayretle hissetti. ah keşke bu uzaklık, arada ki ezilmeye meyilli meyvelerin mesafesinden ibaret olsaydı. oysa arada, insanlar, devletler, yasalar, hücum birlikleri, intihar bombacıları dolaşıyordu. bileğinden kavramıştı ama, ikisi de bitmesin istiyordu, her şeyi yırtarak çekemezdi kendine. o gücü yoktu.

poşet parmaklarının arasından kayıp düşerken, dünya da sadece kadınların bildiği bir dili konuştu o da. gidemezdi, biliyordu. bileği hapsolmuş bu avucu öpmek, yanaklarına yaslamak, dudaklarını ısırıp, öpeceği binlerce noktanın uyarılmasını sağlamak, delicesine arzu ettiği şeylerdi. ama olmayacaktı. biliyordu. kederlendi. bir şehvetin düğümüyle bağlanan bilekleri yavaşça yumuşadı, serbest kaldı. elini önlüğünden içeri sokup bir paket sigara çıkardı. alışık parmaklarından dans ederek süzülen sigaraya rağmen, ortam hala biraz gergindi. biri bir kelime söylese, bir çok şey kırılacaktı. belki sorular, inkarlar, arzular dile gelecekti.

bir yüzük, bir tahta kolye, tek okumluk bir şiirde olduğu gibi, avucunda bu hatırayı sonsuza kadar saklayacaktı. çünkü imalar, eğretilemelerin aracından çok daha güçlüydü. sözsüz bir düello, bir yarım sevişme, bir ayrılık kalmıştı. aceleyle cüzdanından bir iki parça kağıt para çıkarıp ortaya koydu. tezgahtan, geldiği buluta dönen yıldırım gibi uzaklaştı. arkasını bile dönmedi.

başını kaldırıp bakmak istemedi. sigarasına eğilmiş, dumanın titreyen bedeninde gözlerini kaybetmişti. 



Bir Pazar Pornografisi #2



        Sakin bir yolculuğun ortasında seyreden bulutlar, güneşin siperliğine dadanınca, insan seslerinin doldurduğu bu renkli ve kalabalık caddenin koridorlarında, meyvelerin kokusu bile yavaşça rengini kaybetti. Genç adam, elindeki poşetlerle, tezgahlara baka baka yürüyordu. Bir anda, bir kadının nemli dokusunda bulabileceği parlaklığı buldu, tezgahlardan birinde. yüzlerce küçük öpüşmenin tadını hissetti dudaklarında. Yemyeşil bir elması andıran eriği avucuna aldı. Elinin sağlıklı çizgilerinde, ağız sulandıran çiğ damlalarının dağılışını izledi. Başını kaldırıp tezgahtar kadına baktı. Kadın, karanlık ve kilolu bedeninde, insanın uyurken bulmak isteyeceği, sarılacağı, ateşini paylaşacağı, terleyeceği bir yeraltı güzelliğini andırıyordu. Kadın önce umursamadı, sonra kahverengi gözlerinde parlak bir yıldız kaydı. Genç adam, eriği dudaklarına götürdü. Mahrem bir zehrin soğukluğunu hissetti dudak içinde. Dişlerini yavaşça bastırırken aklına, bedensiz ve yüzsüz sıcaklığını göğsünün üzerinde hissettiği birinin, doruklarını paylaşırken bir sonsuz ayin gibi, etine, dilinden daha yumuşak omuzlarına, dişlerini gömdüğünü hissetti. Eriğin canlı dokusundan fışkıran ve ağzında, bütün kaslarına yayılan tatlı kasılma gibi, yatağını paylaştığı bu kadın da, tüm doğurganlığının sembolü, hatta yaradılışının kendisi olan zehrini, patlayan bir kasılmayla bırakacaktı. Yavaş ve tahriklerle dolu bir sevişmenin sıcak ve ıslak meyvesini paylaşacaktı adamla. 

Esmer kadın, yorgun kollarının bu adamı sonuna kadar kavramasını istedi. Sadece yarı aydınlık bir odanın titreyen karanlığında, bu adamın üzerinde, kendisinin eriyen dokusunda patlayan yüzlerce eriğin dağılıp, canlı ve sağlıklı sularının, toprağın yumuşak yüzeyinde kararak emildiğini düşündü. Kendi derisinin emildiğini düşündü.. Göğsünün altından belli belirsiz bir titreme geçti. Genç adam, bunu farketmemiş gibi, bir poşet istedi. Parmaklarının ucu, hatta sadece sıcaklığı birbirlerine değdi. 

Eriklerin kaygan yüzeylerine rağmen avuçlarını daldırarak doldurduğu poşet ağırlaştıkça, ikisi de meraklı bir bekleyişin koynuna girdiler. Kadın, dudağının kenarında ki tatlı kaşıntıyı görmezden gelmedi. Yavaş ve dolu hislerle ısırdı dudağını. Genç adam tahrik olmuştu.

Zaman geldi. Küçük karton parçasını görmezden gelerek, bir vedanın tuzlu yakıcılığına sahip kelimeler, dilinin ucundan bir yangın yerini terkeden insanlar gibi çıktı. Düşündükçe, çenesinin kenarında ürperen kasların bitkin titremesiyle sordu:

-Ne kadar?

-5 ver yeter kardeş.


Bir Pazar Pornografisi #1






Kadın ıslak asfaltın koyu yollarında, yanından hızla geçen insanlara çarpmamaya ve güzel sergilerinde patates, soğan, kıvırcık lahana gibi daha nicelerini barındıran tezgahlara bakarak yürümeye çalışıyordu.

Birinin önünde durdu. Koyu renkli mor patlıcanın pürüzsüz yüzeyinde baş parmağını gezdirdi. Parmağı yeni alınmış sümbül rengi bir eteğin üzerinde kayar gibi kayıyordu. Satıcının gözlerine baktı. “Ne kadar?” diye sordu zarif bir sesle. Gözlerinde bir şeyler saklandı. Ellerini refleksle gömleğine sildi adam. Sonra kadının arabasına bir saniyelik bir bakış attı, kestiremedi. Meraklı bir kurdun gizlendiği sesiyle, kadına doğru eğilip “Ne kadar alabilirsin..” dedi.

Kadın uzandıkça çıplaklaşan kollarında, dikilen tüyleri gördü. Ayaklarından kasıklarına kadar sakin bir sıcaklık yayıldı. Beğendiği bir patlıcanın ucundan kavradı. Patlıcanın karanlık yüzeyi, ak avucunda sıcacık kesildi. Poşetine bıraktı. Bir tane daha aldı. Sıktı. Bir tane daha. Tekrar…

Adam tatmin olmuştu. Belki marulu tavsiye etsem, diye düşündü. Açgözlü olmak istemedi. Yine de elini, üzeri çiğ damlaları kaplı marula götürdü. Biraz silkti. Güneş ışığında parçalanan damlalardan biri yanağına sıçradı. Kadının bakışlarını kitledi. Minicik su damlasının ısınması bir saniye bile sürmemiştir, dedi içinden. Sıcacık bir su damlası.. Arkasında birazdan kuruyacak bir izle, adamın solgun dudaklarını renklendirdi damla. Yayıldı çatlaklara. Elindeki son patlıcanın kaygan yüzünü sıktı kadın. Dilini kendi dudaklarında gezdirdi.

İkisi de mutluydu. Huzur gelmişti. Adamın seğiren kalçası dinmişti. Kadının kasıklarında ki yumuşak sıcaklık karnına dağılıyordu. Dünyaya geri dönüyorlardı. Pazarın gürültüsü yavaşça kulaklarında yeniden yükselmeye başladı.

-Borcum nedir?

-3 lira abla..


Yazan: Stalingrad Çorapçısı

star wars porno sektörüne yaradı

IMAX’te izleyebilmek için en az bir iki hafta daha beklenilmesi gereken, sokakta “şişirilmiş bir balon” diye bağırılsa ölüme sebebiyet verecek, son zamanların en çok konuşulan filmi Star Wars malumunuz sinemalarda.
En entelektüel görünümlü insanların bile sokakta BİM poşeti ile gezdiğini görüyorsak bunun sebebi Star Wars.
Her türlü sektöre yeniden can veren film, porno sektörünün işine de oldukça yaramış. The Telegraph’ın haberine göre Aralık ayının başından bu yana Star Wars’un porno parodisi olan Star Wars XXX adlı filmin DVD satışlarında %500 artış gerçekleşmiş. Film, porno filmler arasında en pahalı yapımlar arasında gösteriliyor. Fragmanı izlemek isteyen için,

Yazan: tunalızade gürkan efendi

hzone: hiv+lere özel çöpçatanlık uygulaması

“You are not alone, start dating again!” mottosuyla yola çıkan bir çöpçatanlık uygulaması olan Hzone, HIV+ olanlar ile HIV+ kişilerle ilişki yaşamaya çekinmeyen bireyler için oluşturulmuş.
Gerçek zamanlı yer bildirimi ile size uygun kişileri aynı Tinder mantığı ile karşınıza getirip eşleşme sonrası istediğinizi yapabilmeye imkan veren uygulamada henüz yüzbinler yok.

HIV+ olup içiniz daha rahat çöpçatanlık yapmak istiyor yada HIV+ olanlara öcü gibi bakmak yerine korunmayı seçip hoş vakit geçirmeyi hedefliyorsanız uygulamayı indirip at koşturmaya başlayabilirsiniz.


Yazan: tunalızade gürkan efendi

(nsfw) pretty hurts'e gey dokunuşu: porn hurts


Gey porno yıldızı Diego Sans Biyonce’nin Pretty Hurts adlı parçasına kendi çapında yeniden video çekmiş. Ortaya da çok da enteresan olmayan bir iş çıkmış. Beyonce’nin sesiyle parçayı bir de bu haliyle izleyin.




Yazan: tunalızade gürkan efendi

(nsfw) nymphomaniac'tan kesilmiş 3 kısım



Ülkemizde gösterimi yasaklanan ve bu nedenle aslında daha çok kişinin haberdar olup izlediği Lars von Trier’in iki bölümden oluşan ve çok tartışılan filmi Nymphomaniac’ın filmin gösterildiği sinemalarda gösterilmemiş versiyonundan üç kısım yayınlandı.

İlk videoda Charlotte Gainsbourg’un seks bağımlısını canlandırdığı karakteri Joe’nun kürtaj için psikoloğa gidip onay almasını ve işin çok da iyi gitmemesi, ikinci videoda seks bağımlısı bir grup insanın bir araya gelip yaşadıklarını anlattıkları terapi toplantısında bir nemfomanyağın arzuları ve son videoda ise Jemie Bell’in canlandırdığı karakterden “silent duck”un anlamı yer alıyor.


yılın her günü farklı erkekle sevişecek olan adam


Rusya doğumlu Berlin’de yaşayan 26 yaşındaki performans sanatçısı Mischa Badasyan bir yıl boyunca her gün farklı bir erkekle sevişeceği çalışmasına önümüzdeki Eylül ayında başlıyor.

Fransız felsefeci Marc Auge’nin “Non-Places” adlı kitabında yer alan bir bölümden etkilendiğini söyleyen Badasyan, kalkıştığı bu işten açıkçası korktuğunu da belirtiyor.

“Büyük şehirlerdeki ‘hiçbir yer’ hakkında yazıyordu; süpermarketler, dükkanlar, alışveriş merkezleri, havalimanları, otoyollar gibi, ve diyor ki insanlar sahip oldukları kişiliklerini kaybediyor, iletişim yok, bir yere ait olduklarını hissetmiyorlar ve bu, insanları yalnızlığa sürüklüyor.” diye anlatıyor Badasyan.

Tarif ettiği bu yerlerde ilişki yaşamak istediği ve “gay ilişki kültürü”nü anlama çalışmasında GayRomeo ya da Gaydar gibi internet sitelerinden ve Grindr ya da Scruff gibi uygulamalardan yararlanmayı umuyor.

Korktuğu diğer mevzunun ise cinsel yolla bulaşan hastalıklar olduğunu ifade eden Badasyan’un bir Alman güvenli seks organizasyonu sponsoru ve kondom ihtiyacını onların karşılayacağını belirtiyor.

“Her gece bir parka gidip erkeklerle sevişmek isterdim. Sabah saat 5’e, 6’ya kadar. Ve her zaman, kötü hisseder, her zaman ağlardım. Bu tür ilişkilerden sonra her zaman üzülürüm.” diyor Badasyan.

Önceki projeleri incelendiğinde Badasyan’ın kişilik ve kimlik üzerine yoğunlaştığı görülüyor, pornografi sarfına, vücut imajına ve hatta Rus ruhuna.

Neler yapacağını yaşayıp göreceğiz.

Facebook hesabı için tıklayın.


Yazan: tunalızade gürkan efendi

(nsfw) youtube "zıplayan taşakların dönüşü"nü sansürleyecek mi?

Bruce Nauman modern sanatın en önemli ve etkileyici figürlerinden biri. 60’lı ve 70’li yıllardaki özgün filmleri ve videokasetleri medya sanatına yenilikçi katkılar sağlamış. Kavramsal işlerinde kendi stüdyosunda kendi vücudunu bir sanat objesi olarak kullanmış.
69 yılında çektiği “Bouncing Balls” –zıplayan taşaklar- adlı 9 dakikalık video daha önceki “Bouncing Two Balls Between the Floor and Ceiling with Changing Rhythms” –değişen ritimlerle tavan ve taban arasında zıplayan iki top- adlı videosuna referans niteliğinde gösterilmiş. Videoda Nauman’ın yaptığı ise tek eliyle testislerini zıplatmak.
İtalyan sanatçı ve film yapımcısı Francesco Vezzoli “The Return of Bruce Nauman’s Bouncing Balls” –Bruce Nauman’ın zıplayan taşaklarının dönüşü- adlı videosunda porno yıldızı Brad Rock’a (Google görselleri için tıklayın) rol vermiş. Video 69 yılındaki Nauman’ın yakın çekim “Bouncing Balls” adlı videosuna karşılık verme gibi düşünülebilir.
Videoda porno yıldızı çıplak ve arkası dönük şekilde mavi bir gökyüzü ve Mozart eşliğinde salınıyor ve testislerinin hareketini oluşturuyor.
İlginç olan durum ise bu video çalışmasının 4 Ağustos 2014 günü YouTube’a eklenmiş ve o günden beri videoya YouTube tarafından herhangi bir sansürün uygulanmamış olması. Başına eklenen NSFW –Not Safe For Work- ibaresi ve uyarı olarak yaş sınırının konulması bunda etkili olmuştur muhakkak fakat genellikle yetişkin içerik barındıran videolara sansür koymasını seven YouTube yorumcuların da kafasını epey karıştırmış durumda. Şaşırmadık desek yalan söylemiş oluruz.
Videoyu siteye ekleyen MOCA (The Museum of Contemporary Art).
Yorumcuların bir kısmı bunu tümüyle sanat olarak görüyor diğer kısmı ise izleyenleri gay olarak görüyor.
Videonun ne olacağını zaman gösterecek fakat YouTube’un kaldırma kararına karşılık siz buradan da ulaşabilirsiniz.








porno izlemek için 4 gerekçe



BuzzFeedBlue porno izlemek konusunda eğlenceli ve faydalı bir video paylaştı. İşte porno izlemek için 4 sebep;
Porno iyidir. Bir psikoloğun dergide yayınladığı güncel cinsel sağlık raporuna göre porno izlemenin pratik faydaların tümüne sahip olmada etkisi var. Porno cinselliğe karşı davranışları geliştiriyor, yaşam kalitesini yükseltiyor, cinsel davranış çeşitliliğini arttırıyor, uzun vadeli ilişkilerde seksi iyileştiriyor.
Porno kötü sayılmaz. Bilimsel somut araştırmaların hiçbiri porno bağımlılığını gerçek olarak görmez. Yayınlanmış çalışmalar gösteriyor ki porno izlemek erektil yetersizliğe, sperm sayısında düşmeye, kıllı ayalara sebebiyet vermiyor.
Porno sizi güçlü kılıyor tabii yine de egzersiz yapmak zorundasınız. Bir araştırmaya göre çalışmaya başlamadan önce izlenen porno sizi daha güçlü yapıyor. Porno sayesinde yükselmiş testosteron seviyesinin erkeklere daha fazla ağırlık kaldırabilme imkanı sağladığı keşfedilmiş.
Porno zihni açar. Bir araştırmaya göre porno izleyen erkekler gey evliliklerine daha fazla destek veriyor. Araştırmacılar inanıyor ki porno, geleneksel olmayan cinsel durumlara karşı aklı daha kabul edilebilir yapıyor.
Porno dünyayı değiştirebilir. Bu yüzden bugün internette ne yapıyorsan yap bol şans.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

snowflake: kendi dildonu kendin yap


Snowflake, sizin tarafınızdan tasarlanan, siz sipariş verdikten sonra sizin istediğiniz boyut, renk gibi özelliklere göre üretilen ve sadece sizin için yapılan yetişkin oyuncağı.
Eğikliğini, kalınlığını, şeklini, şemalini, rengini kısacası her bir özelliğini sizin belirlediğiniz ve yalnızca sizin için hazırlanan dildoya sahip olabilirsiniz.


Yazan: tunalızade gürkan efendi

1997 yılında yapılan sanal seks


Günümüzde sanal seks için gerekli olan bir akıllı telefon ve 3G bağlantısı malumunuz. Teknoloji geliştikçe işler daha da basite indirgenebiliyor. Aynı anda binlerce kişiye oranızı buranızı gösterebileceğiniz, gerçek hayatta da sizi beğenen kişiler ile birlikte olacağınız cam4.com gibi ücretsiz internet sitelerine üye olmak da kolay. İlerleyen günlerde daha neler göreceğiz bilemiyoruz ama 1997 yılında sanal seks nasıl oluyordu ya da oluyor muydu diye merak ediyorsanız cevabı aşağıdaki videoda.
K: i’m very horny and im looking for good cybersex are you interested?
B: yesssssssssss


Yazan: tunalızade gürkan efendi

vibratör kolye


Seks oyuncakları üreten Crave adındaki şirket “Vesper” ismini verdiği kolye şeklinde vibratör üretti.
Paslanmaz çelik kaplama olan bu ergonomik vibratörün basit çalışma düzeneği var. Sadece açma kapama tuşuna sahip vibratörün üç farklı hız seçeneği de mevcut, yavaş, orta ve hızlı. Üstelik gümüş ve altın kaplama seçenekleri de müşterilerine sunulmuş.
Siz de şuradan ön sipariş verip 1600’ü aşkın müşterinin arasına girebilirsiniz.




Yazan: tunalızade gürkan efendi

texticle: yetişkin emoji uygulaması


Texticle adındaki uygulama arkadaşlarınıza müstehcen ve haşin emojiler göndermenize olanak sağlıyor. Sizde klasikleşmiş gülen surat, göz kırpan surat vs’den sıkıldıysanız onlarca göğüs, popo, silah, içki, ot içerikli yetişkin emojilerini deneybilirsiniz. iOS ve Android servisler için 1,99 dolara bu uygulamaya sahip olmak için sizi buradan alalım.




Yazan: tunalızade gürkan efendi

daha iyi seks için 6 basit kural


BuzzFeed daha iyi seks için neler yapılması gerektiğini sıraladığı videosuyla karşımızda. 6 basit kural ile daha iyi seksin kapıları sonuna kadar açılıyor.

Kural 1. Topuklulardan kurtulun.
Orgazm esnasında kadının pelvisi belli oranda yükselir. Bazı topuklu ayakkabılar pelvisin doğal olmayan yollarla yükselmesine neden olur. Bu da orgazmların yoğunluğunu azaltır.

Kural 2. Su için.
Yanınıza su almadan koşuya çıkar mısınız? Seks eğlenceli olsa da aynı zamanda bir egzersizdir. Susuzluğu iyice giderilmiş bir beden, kaygan bir bedendir.

Kural 3. İçki içmeyin.
İçki ve seks uzun bir maziye sahip olsa da içki, suyun tam tersini yapar ve kurumanıza neden olur. Susuzluk sertleşme problemine ya da vajinal kuruluğa yol açar.

Kural 4. Çorap giyin.
Yapılan bir araştırmada uzmanlar, birbirlerini tatmin etmeye çalışan çiftleri incelediler. Bazı çiftler üşüdüklerinden yakındılar. Uzmanlar onlara çorap giymelerini önerdi. Çorapsız çiftlerden yalnızca %50'si orgazma ulaşırken, çorap giyenlerin %80'i orgazma ulaştı.

Kural 5. Pozitif takviye.
Genitallerinden daha emin olan kadınlar daha fazla orgazm olurlar. Bu yüzden gidin ve onlara güzel şeyler söyleyin.

Kural 6. Sıradanlıktan kurtulun.
Araştırmaya göre çeşitli seks oyunlarına odaklanan kadınların orgazm olma ihtimali daha fazla. Biraz çılgın olun ve tadını çıkarın.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

penis boyu önemli mi?


İnsanlık tarihinin henüz cevabını tam olarak veremediği malum soruların başında penis boyunun önemli olup olmadığı geliyor. Yüzyıllardır penis boyunun önemini savunan da var, boyu değil işlevi önemli diyen de.
ASAP Science bunun hakkında bir video hazırlamış.




Masters of Sex’ten de öğrendiğimiz kadarıyla kadınlar iki şekilde orgazm oluyorlar. Vajinal ve klitoral. Vajinal orgazmda penis boyunun önemi haliyle artıyor lakin klitoral orgazmda penisin boyundan çok işlevi meydana çıkıyor. Bu daha çok o anki uyarılmada beynin sinyalleri alış şekliyle açıklanabilir.

Birçok anket sonucuna göre kadınların çoğu penisin boyutunu pek de önemsemiyor, fakat penis boyu homoseksüel erkekler için bir kıstas.
Bir başka araştırmada bilgisayar ekranından kadınlara farklı vücut boyutlarına sahip erkekler gösterildiğinde ise uzun ve daha fit görünüşlü erkeklerin daha çekici ve arzu edilen olduğu ortaya çıkıyor. Bunun yanında daha büyük penise sahip kişiler de daha fazla tercih ediliyor.
Bununla birlikte kişilik, güven, çekicilik gibi faktörler de cinsel tatminkarlığa etki eden faktörler arasında.

Özetle, boyut bazı konularda kesinlikle yardımcı bir etmen ama daha büyük olan daha iyidir anlamına gelmiyor.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

penisiyle hz. isa portresi çizen adam


Kanadalı modern performans sanatçısı Brent Ray Fraser’ın sanat için yapamayacağı şey yok anladığımız kadarıyla. Birkaç ay önce yayınladığı video bu savı kanıtlar nitelikte. Yapmış olduğu çalışmada Fraser, penisini kullanarak Hz. İsa portresi çiziyor.
Sanatı desteklediğin için teşekkürler BRF!
BRF'yi siz de destekleyebilirsiniz, örneğin internet üzerinden ona ait vücut kıllarını, spermini ya da posterlerini satın alabilirsiniz. Yani isterseniz.



Yazan: tunalızade gürkan efendi

Senden Geçtim Ben Zaten Hiç Var Olmamıştım








                                                                                                                                                    Sensizliğe gömülü bir girdabım,
Sesin, soluğun yaşama dair sende olan her şey;
Beni bir çırpıda girdabın dibine gömüyor.

Koyu bir karanlık çarpıyor gerçeği yüzümüze
Senin pudaralı tenin, benim kirli sakalım bile yetmiyor modern zamanların tutkularına
Suyun iki yüz metre altında yaşayan bir tek hücreliden öğrendik biz aşkı,
Sevmekten korktuk ama nedense hep cesurduk.  

Hava alanlarıotobüs garajlarıtren istasyonları ve otoyolları kaplayan sabah sisiyiz biz,  
Her durakta etimizden bir parçakendimizden bir yalan bırakıyoruz 
Sen sanat simsarı, ben porno yıldızı 
Sen akşam güneşi, ben kar fırtınası 
Sen aşkın tanrısı, ben yalanın şeytanı 
Pekiya ikimiz... 

Bak, kahramanlar bile intihar ediyor.
Tanrı cennetini terk etti ikimiz için,
Binalar istila altında, 
Sen ve ben 
Ya da hiç olmayan ikimiz  
Hala aşığız birbirimize biliyorsun değil mi? 

Yıldızlarıüstünde brokoli yiyen uzaylılar  
Yan yana olmasak da bizi rotluyor, 
Hadi tahrik edelim onları. 
Ellerindeki dürbün camları 
İki dili çoktan hak etti.

otomatik sperm makinası


Nanjing/Çin’de bir hastanede enteresan bir makinanın tanıtımı gerçekleştirilmiş. Özellikle sperm bağışında pratik bir uygulama olması ile dikkatleri üzerine çeken bu makine ile beyler rahatlıkla spermlerini bağışlayabiliyor, üstelik eski yöntemlere başvurmadan. Masaj tüpü ile cinsel organa masaj yapan ve ileri geri hareketlerle işlemi gerçeğe uygun hale getiren makine aynı zamanda sıcaklık ayarlaması da yapıyor, bunun yanında küçük ekranında fantezi ürünü videoları da izleyerek efor sarf etmeden spermlerin daha uygun ortamda bağışlanması sağlanıyor. İşte teknoloji böyle bir şey.

Yazan: tunalızade gürkan efendi

coşanlar

Sitedeki içeriklerin 18 yaş altı için uygun olmadığını düşünüyoruz. Film tanıtımları spoiler içerebilir. Alıntılarda link ile kaynak gösterilirse seviniriz. Tanrı da çok yakışıklı.