çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MEŞGUL


Dudaklarım meşgul yalancı kelimeler basmayın bana, ezip atmayın beni köşeye. 
Tekrar size sığınacağım günlerim olacak. 
Kavrulmuş bak küçük ruhlar; daralmış, daraltılmış yaşantımda yine siz varsınız yalancı kelimeler. 
Dudaklarım meşgul ama bırakmayın beni zifiri tezahürüme.
Kibirli ellerine değmeyen gün ışığı beni kör ediyor. Hey! Diye bağırıyor hücrem; ama o beni duymuyor. Dudaklarım meşgul ama terk etmiyor o beni.
Hüznüm duvara çarpmış, gözlerim beton, şakaklarımda boncuk boncuk ter.
Anamın rahminden fırladığımda tanıştığım soğuk koridorlar artık terk edin beni!
Karelerle sınırlanmış hayatlar, beş çayında pudralanmış ahmak dudaklar artık terk edin beni!
Öpmeyin beni soğuk koridorlar.
Tekrar dönün bana yalancı kelimeler.
Sırtınızı çevirin bana, sırtınızı çevirin ki boyun damarlarınızdan tanıyabileyim sizi.
Terk edin beni pudralı hayatlar, terk edin beni ağdalı vücutlar, terk edin beni kırmızı ojeler; terk etmeyin beni yalancı kelimeler.
Pohpohlanmaya muhtaç sarhoş ruhumda gezinen eller, dudaklarıma konan tükenmez kelimeler, tanrıyı tanımayan yeni çocuklar ve ben...
Buluşalım dudaklarımda, gezinelim kırılmış ruhlarımızda sonra kusana kadar sevişelim.
Tanımayalım dünyayı, akşam yemeğimiz olmasın, kahvaltı neymiş ki diyelim.
Hep beraber içelim güneşe kafa tutan şarapları. Doğrulalım sonra suya gömelim beynimizi; ama ayılamayalım. Tekrar dönün bana yalancı kelimeler, kendi demagojilerimde boğun beni arkadaşlar.
Tükenmez kelimeler, pudralı dudaklar, kırmızı ojeler...
Hep beraber yalan olalım. Yalanlaşsın sarhoş ruhlarımız.
Doğrulmadan sürünerek demagojiler yaratalım.
Kendi esaretimizi kuralım salçaya bulaşmış beyin parçalarında.
paylaş: