farz edin ki..


şaşkınım. her zaman gurur kaynağım olan aklımın tecrübe karşısında çaresiz kalmasına şaşkınım.

paha biçemediğim zekamın tecrübe karşısında iflas edişine şaşkınım.

tecrübenin büyük bir balık gibi aklımı ham etmesi karşısında şaşkınım.

bu kadar şaşırdığıma kızmayın. siz de iki kere ikinin dört ettiğine sonsuz bir teslimiyetle inanıyorsunuz değil mi? ama biri karşınıza oturup iki kere ikinin dört değil de beş ettiğini öğretirse!?. 


***

elinize bir hesap makinesi alın, ve..

2x2=4 

sağlamasını da yapalım,

2+2=4 veya 4/2=2

değil işte. tüm bu düzen saçma.
hepsi yanlış...


dünyanın tecrübeyle sabitlendiğini, dönmeyen bir dünya düşünün.

örneğin;
düşünün ki cebinizdeki paranın miktarının bile saydığınız kadar olmadığını öğrendiniz. kredileriniz için kazandığınız para aslında yetersiz,

artık bildiğiniz yaşınızda değilsiniz mesela. sevgiliniz bir andan sizden on yaş büyük oluverdiğini,

her gün evinize gitmek için yürüdüğünüz yolun beş dakika değil aslında saatler sürdüğünü fark ettiğinizi,

kazanmakta olan takımınızın skorboardda galip ama aslında mağlup olduğunu,

yaptığınız kalori hesaplarının tutmadığını ve yarına kalmadan koca bir yağ tulumuna dönüşeceğinizi,

bildiğiniz her şeyin bildiğinizden başka ve bilime dair ne varsa bildiğiniz, iflas ettiğini düşünün.

Dali'nin aslında realist, sizin ve başka herkesin ise saplantılı sürrealistler olduğunu öğrendiğinizi düşünün.

ve düşünün ki bir anda bu söylediklerimin hepsi yıldırım hızıyla aklınızdan geçsin.


işte şimdi şaşkınlığımı anlamaya yakın sayılırsınız.

dünyayı artık üçgen olarak görüyor olmanız sizi şaşırtır mıydı?

ertesi güne nasıl uyanırdınız?



paylaş:

0 YORUM:

Yorum Gönderme