dancer in the dark (2000)

Şarkılar her zaman insanı mutlu etmez ve müzikallerde kötü şeyler olmaz. Bu iki önermeyi alt-üst eden, yüreğimizi burkan bir film Dancer in the Dark. Lars von Trier’in yazıp yönettiği ve başrollerinde Björk ve Catherine Deneuve’un oynadığı ağlatan bir film.
Selma, gözlerinde kalıtsal bir problem olan bir annedir, günbegün körlüğe doğru yaklaşmakta ve kendi hastalıklı bedenini bildiği halde yine de bir oğul doğurmaktan vazgeçmediği için kendini suçlu hissetmekte, oğlunun da aynı duruma düşmemesi için bir an önce ameliyat masraflarını karşılamak için elinden geldiğince çalışmakta, ek işler yapmaktadır. Tabii hayat, istedikleri doğrultusunda bir yaşam bahşetmeyecek ve bu durum onu idama kadar götürecektir.
Ağlarken bir anda kahkaha atmamızı, ayağa kalkıp dansa eşlik etmemizi sağlayan, masumluğun ve haklı olunduğu halde verilen değerler ve sözler karşısında kendini bataklıktan kurtaramamanın verdiği baş döndürmeyi ve çaresizliği gözler önüne süren muhteşem bir yapıt.
Björk’ü sevmiyorsanız sevmeniz, ona bayılıyorsanız sevginizin arması için iyi bir sebep.
Filmin öyle sahneleri vardır ki duygu yoğunluğu yaşar, göz pınarlarınızın coşmasına hâkim olamayabilirsiniz. Hele hele Jeff’in tren raylarında Selma’yı gördüğünde sorduğu “Göremiyorsun değil mi?” sorusuna Selma’nın “Görecek ne var ki…” yanıtını vermesi ve akabinde “I have seen it all” adlı parçanın başlaması, işte böyle bir sahne fazla rastlanacak cinsten değildir.
İdam sahnesinde Selma’ın şarkısına başlaması ve şarkı hakkında “bu son şarkı değil, sondan bir önceki” sözlerine karşılık filmin sonunda “They say it’s the last song, They don’t know us, you see, In’s only the last song, If w elet it be” yazısının çıkması ve ardından müziğin başlaması izleyiciyi hüzünlendirir, duygu çıkmazına sürer.
Karanlığa 107 adım vardır ve müzikler susar.
Film, 140 dakika uzunluğunda, dram-müzikal kategorisinde 2000 yapımı. Lars von Trier’in “Golden Heart Üçlemesi”nin son parçası. İlk ikisi Breaking the Waves ve The Idiots. The Idiots’u izlemedim ama Breaking the Waves’in başkarakteri Bess ile Selma arasındaki benzerlikleri ve hayata bakış açılarındaki pozitif enerjiyi fark etmemek güç.
Filmin Oscar’a adaylığı blunuyor ve bunun dışında 22 ödül ve 33 adaylık sahibi. Lars von Trier bu filmiyle 2000 yılı Cannes Film Festival’dan Palme d’Or ödülünü almış ve Björk de yine aynı festivalden Best Actress ödülüne layık görülmüş.
Filmin IMDb puanı 7.9/10, Metascore ise 61/100.
Yukarıda bahsi geçen "I have seen it all" adlı parçayı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.
golden Heart Üçlemesinin ilk parçası için, Breaking the Waves.

paylaş:

0 YORUM:

Yorum Gönderme