yanılgılar


Bu bir bildirgedir. Karanlıkların içinde hapsolmuş ateş böceğine gönderilmiş bir mektuptur bu. Böceğin okuma yazma bildiği kabul edilmiş ve sonuçlarından kesinlikle yazanın sorumlu tutulması gerektiği ekte bildirilmiştir.

Madde-1
Fikirlerimizin ne olduğunu bilmeden devrik cümleler kurmaya çalışıyoruz. Virgülün nereye konulacağının önemi günden güne artıyor. Sıfat tamlamalarının ortasına konulan, yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdiğinden, içkiliyken harflere dokunulmadığı göz önünde bulunduruluyor. Geniş zaman ekinin kullanılmasının nedeni, geçmişten arda kalanların kumrular tarafından yendiğidir.
Madde-2
Adabında söylenmemiş kelimelerin boğazda yaptığı düğümden ileri gelir öksürmeler ve devrikliğindendir fikirlerimizin bilinmezliği.
Madde-3
Puntosunu büyüttüğümüzde yazdıklarımızın, daha çok kişiye hitap edeceğimizi zannediyoruz. Yanılgının peşinde bir kuyruk ve tutturmuşuz, bulutlar olduğundan beyaz, olduğundan yukarıda ve kapatıp açtığımızda gözlerimizi, artık bulutları göremiyoruz.
Madde-4
Küçümsemek başkalarını, popülarite çiçeğidir. Ateş böcekleri dağıttıkça polenleri, yayıldıkça yayılacaktır. Üstelik bir de yeşil zikzaklar vardır kelimelerin altlarında yer alan, popülaritenin aslında halkça tutulma olduğunu hatırlatır.
Madde-5
Haklı yanları olabilir. Bir insan doğruları söylemekle yükümlü değildir, kimse ama kimse. Yapmadığı eylemlerden yaptı sonucu çıkarıldığında, suskunluğu, onun bu yapmadığı eylemi gerçekleştirdiği anlamından çok, ona vurulan yakıştırmaların damgasının tam olarak hangi boyutta üstüne yüklendiğini anlamakta güçlük çektiğindendir.
Madde-6
Ateş böcekleri elle tutulmamalıdır.

Ek-1
Bunları yazdım diye suçlayamazsınız beni. Çünkü suçlanacak bir şey yazmadım ben ama yazabilirdim. İşte o zaman köpüren beyinlerin fokurtusunu duyardım. Kendi görüşlerinin çaprazında yazdığım her kelime hatta her harf için lanet okurdunuz bana. Kesinlik denen kavramın bilincinde olduğum gerçeği doğduğunda cümlelerimde ve sonlarına konulan ünlem işaretiyle, ilk önce zavallı derdiniz bana ardından küfür basardınız.
Ek-2
Ateş böceklerinin okuma yazma bildiği de nereden çıktı? Kim öğretti onlara okumayı, yazmayı?
Ek-3
Elle tutulan ateş böceği ölebilir. Tek başına kalmış bu çaresiz, minnacık bir varlığın onlarcasının bir araya geldiğinde karanlığı aydınlatabildiği unutulmamalıdır.

(görsel buradan)
paylaş:

5 yorum:

  1. son zamanlarda interneti sadece blogunuzu okumak için açar oldum. 2 hafta aradan sonra nihayet...

    YanıtlayınSil
  2. Bu post benim olsun mu!
    Ve çalan şarkı benim olsun mu!
    (Adını bile bilmiyorum oysa.)
    İhtiyacım var sanırım!

    YanıtlayınSil
  3. sevgili kahveee,
    hep deriz "biz beğenilme çabası gütmüyoruz." ama yine de insanız ve beğenilmek bizim de hoşumuza gidiyor. bu sebeple çok teşekkürler. ayrıca blogunuzu takibe aldım ve bunu demeden geçemeyeceğim; buradaki yazılara -en azından kendi yazılarım için konuşayım- en yakın gördüğüm bloglar arasında sizin blogunuz üst sıralarda ve bunu söylemek sadece bir yazınızı okumak kadar kolay.

    sevgili üsturupsuz yazar,
    neden olmasın, alın sizin olsun şarkı da yazı da.
    ayrıca ahlak derslerini almaya devam ediyorum. ;)

    YanıtlayınSil